İNŞALLAH DEMEK: TESLİMİYET Mİ, ERTELEME Mİ?
İnsan Sözü
Ve Sınırları
İnsan
konuşur, söz verir, plan yapar. Fakat çoğu zaman unuttuğu bir hakikat vardır: İnsan
sınırlıdır, kudreti sınırsız değildir. Düşünür, niyet eder ama sonucu
belirleyen yalnızca kendisi değildir. İşte “inşallah” ifadesi tam da bu noktada
devreye girer.
Bir insan
“yarın gelirim” dediğinde aslında kendi bilgisine ve gücüne dayanarak konuşur.
Oysa yarının ne getireceğini bilmez. Sağlık, zaman, imkân… Bunların hiçbiri
garanti değildir. Bu yüzden Kur’an, insana konuşurken bile haddini hatırlatır.
“Hiçbir
şey hakkında: ‘Ben bunu yarın mutlaka yapacağım’ deme!”
(Kehf, 18/23)
“Ancak:
‘Allah dilerse (yaparım)’ de.”
(Kehf, 18/24)
Kavram
Açıklaması:
Bu ayetler, insanın geleceğe dair kesin konuşmaması gerektiğini öğretir.
“İnşallah” ifadesi, bu bilincin sözle ortaya konmasıdır.
Günlük
hayattan düşünelim: Bir arkadaşımıza söz veriyoruz ama ertesi gün
hastalanıyoruz. Ya da beklenmeyen bir iş çıkıyor. İşte “inşallah” demek, bu
ihtimalleri görmezden gelmemektir. Bu, ciddiyetsizlik değil, farkındalıktır.
Yanlış
Anlaşılan Bir İfade
Toplumda
“inşallah” kelimesi çoğu zaman yanlış anlaşılır. Bazıları bu ifadeyi, işi
geçiştirmek için kullanılan bir söz gibi görür. Hatta “İnşallaha kaldıysak
yandık” gibi ifadeler kullanılır. Bu bakış açısı, aslında Kur’an’ın öğrettiği
anlamın tam tersidir.
Çünkü
Kur’an’a göre “inşallah” demek, işi Allah’a bırakmak değil; Allah’ın
iradesini hesaba katarak hareket etmektir. Yani kişi hem niyet eder hem de
sonucu Allah’a bağlar.
“Bir şey
dilediği zaman O’nun emri sadece ‘Ol’ demektir; o da hemen oluşmaya başlar.”
(Yasin, 36/82)
Kavram
Açıklaması:
Bu ayet, gerçekleşmenin nihai sahibinin Allah olduğunu vurgular. İnsan ister
ama son sözü söyleyen Allah’tır.
Bu durumda
“inşallah” demek, aslında şu anlamı taşır:
“Ben niyet ettim, elimden geleni yapacağım ama sonuç Allah’ın
takdirindedir.”
Söz Vermek
Ve Sorumluluk
“İnşallah”
demek, söz vermemek değildir. Aksine, daha bilinçli bir söz vermektir.
Çünkü kişi hem niyetini ortaya koyar hem de sorumluluğunu bilir.
“Verdiğiniz
sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.”
(İsra, 17/34)
Kavram
Açıklaması:
Söz vermek, Kur’an’a göre ciddi bir yükümlülüktür. İnsan verdiği sözden hesaba
çekilecektir.
Bu ayet,
“inşallah” demenin sorumluluğu ortadan kaldırmadığını açıkça gösterir. Tam
tersine, kişi hem söz verir hem de bu sözün hesabını düşünür.
Dolayısıyla
“inşallah” deyip hiçbir çaba göstermemek doğru değildir. Bu, ifadenin ruhuna
aykırıdır. Gerçek “inşallah”, niyet + gayret + teslimiyet üçlüsüdür.
Plan
Yapmak Ama Unutmamak
İnsan plan
yapar, hedef koyar. Bu, yanlış değildir. Kur’an plan yapmayı yasaklamaz. Ancak
plan yaparken Allah’ı unutmayı eleştirir.
Onlar plan
yaparlar ama Allah da plan yapar. Allah, plan yapanların en hayırlısıdır.
(Enfal, 8/30)
Kavram
Açıklaması:
İnsan plan yapabilir ama nihai plan Allah’a aittir. Bu nedenle insan planını
mutlak görmemelidir.
Bir iş
kurmayı planlayan birini düşünelim. Her şeyi hesaplar: sermaye, müşteri, zaman…
Ama beklenmeyen bir kriz çıkar ve tüm plan değişir. İşte bu durum, insanın
planının sınırlı olduğunu gösterir.
“İnşallah”
demek, plan yapmaktan vazgeçmek değil; planın mutlak olmadığını bilmektir.
Dil Ve
Kalp Uyumu
“İnşallah”
sadece bir kelime değildir. Bu ifade, kalpteki bir duruşun dile yansımasıdır.
Eğer kişi bu sözü alışkanlıkla söylüyor ama kalbinde bir teslimiyet yoksa, bu
söz anlamını kaybeder.
“Dilleriyle
‘inandık’ derler ama kalpleri inanmaz.”
(Maide, 5/41)
Kavram
Açıklaması:
Söz ile kalp arasındaki uyumsuzluk, Kur’an’da eleştirilen bir durumdur.
Aynı durum
“inşallah” için de geçerlidir. Eğer kişi bu sözü sadece geçiştirmek için
kullanıyorsa, bu doğru değildir. Ama gerçekten Allah’ın dilemesini hesaba
katarak söylüyorsa, bu bilinçli bir imandır.
Günlük
hayatta bazen şöyle olur:
Birine “inşallah gelirim” denir ama aslında gitme niyeti yoktur. Bu, doğru bir
kullanım değildir. Çünkü burada söz, gerçeği yansıtmamaktadır.
Gerçek
“inşallah”, samimiyet ister.
İnşallah
Demenin Hikmeti
Bu ifadenin
ardında büyük bir hikmet vardır. İnsan, “inşallah” dediğinde kendini merkeze
koymaktan vazgeçer. Kendi gücünü mutlak görmez.
“Size
verilen şeyler azdır.”
(İsra, 17/85)
Kavram
Açıklaması:
İnsanın bilgisi ve gücü sınırlıdır. Bu yüzden kesin konuşmak doğru değildir.
Bu bilinç,
insanı daha dengeli yapar. Ne aşırı özgüvene kapılır ne de umutsuzluğa düşer.
Çünkü bilir ki her şey Allah’ın kontrolündedir.
Bir öğrenci
düşünelim. Sınava hazırlanıyor. Çok çalışıyor. Ama sonucu kesinmiş gibi
konuşmaz. “İnşallah başarırım” der. Bu ifade, hem çabayı hem de teslimiyeti
içerir.
Toplumsal
Algının Düzeltilmesi
Toplumda bazı
sözler zamanla anlam kaymasına uğrar. “İnşallah” da bunlardan biridir. Bu
yüzden bu kavramın doğru anlaşılması gerekir.
“İnşallaha
kaldıysak yandık” demek, aslında farkında olmadan yanlış bir bakış açısını
yansıtır. Çünkü bu söz, Allah’ın dilemesini bir belirsizlik veya olumsuzluk
gibi görür.
Oysa Kur’an’a
göre Allah’ın dilemesi hayırdır.
“Allah
sizin için kolaylık ister, zorluk istemez.”
(Bakara, 2/185)
Kavram
Açıklaması:
Allah’ın dilemesi, insanın aleyhine değil lehinedir. Bu yüzden “inşallah”
korkulacak değil, güvenilecek bir ifadedir.
Bu nedenle
birisi “inşallah gelirim” dediğinde, bunu olumsuz anlamak yerine şöyle düşünmek
gerekir:
“Bu kişi hem niyet ediyor hem de Allah’ı unutmuyor.”
Sonuç:
Sözün Özünde Teslimiyet
“İnşallah”
küçük bir kelime gibi görünür ama içinde büyük bir anlam taşır. Bu ifade,
insanın haddini bilmesidir. Kendi gücünü sınırlı görmesi, Allah’ın iradesini
kabul etmesidir.
Bu söz,
ertelemenin değil, bilinçli yaşamanın ifadesidir.
İnsan söz
verirken dikkatli olmalı, niyet ederken samimi olmalı ve konuşurken Allah’ı
unutmamalıdır. İşte “inşallah” bu üç durumu bir araya getirir.
Sonuç olarak:
“İnşallah” demek, sorumluluktan kaçmak değil; sorumluluğu Allah’ın huzurunda
taşımaktır.
Rabb’im
bizlere doğru anlamayı, doğru konuşmayı ve söylediğimiz sözlerin hakkını
vermeyi nasip eylesin.
Gerçek olan
Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve
esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com