Sen Olmasaydın Kâinatı Yaratmazdım

 “Sen Olmasaydın Kâinatı Yaratmazdım”

Sözü ve Kur’an’a Göre Nebi Muhammed’in Konumu

 

Bu mesele, yalnızca bir rivayetin doğruluğu meselesi değildir. Aynı zamanda tevhid, elçilik kurumu, insanın sınırı, Allah’ın mutlak otoritesi ve dinin kaynağı meselesidir. Çünkü bir söz, eğer Allah’a nispet ediliyorsa, Kur’an’ın ortaya koyduğu ilkelere uygun olmak zorundadır. Kur’an’a aykırı bir sözü ne kadar yaygın olursa olsun hakikat ölçüsü yapamayız.

 

1. Sözün İçeriği Nedir?

Halk arasında şu şekillerde aktarılır:

  • “Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım.”
  • “Sen olmasaydın felekleri yaratmazdım.”
  • “Levlâke levlâk lemâ halaktul eflâk.”

Bu sözün verdiği anlam şudur:

  • Kâinatın yaratılış sebebi Muhammed’dir.
  • Evren onun için yaratılmıştır.
  • O olmasa yaratılış gerçekleşmeyecekti.

Bu iddia çok büyüktür. Çünkü burada bir insan, bütün varlık düzeninin merkezine yerleştirilmektedir. Böyle bir iddia varsa, bunun Kur’an’da açık ve güçlü biçimde yer alması gerekirdi. Fakat Kur’an’da böyle bir beyan yoktur.

 

2. Kur’an’da Yaratılışın Merkezi Bir İnsan Değildir

Kur’an, evrenin yaratılışını bir kişiye bağlamaz. Yaratılış Allah’ın iradesi, hikmeti ve koyduğu amaçlar çerçevesinde anlatılır.

“Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık.”
(Sâd, 38/27)

Bu ayet, yaratılışın keyfî değil, hikmetli olduğunu söyler. Ama bu hikmet bir beşer değildir.

“O, hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı.”
(Mülk, 67/2)

Burada hayatın ve ölümün amacı imtihandır.

“Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.”
(Zâriyât, 51/56)

Burada insan ve cin yaratılışının amacı kulluktur.

Sonuç

Kur’an’a göre yaratılışın amacı:

  • kulluk,
  • imtihan,
  • hakikatin ortaya çıkması,
  • ilahi ayetlerin görülmesi,
  • adalet düzeninin kurulmasıdır.

Tek bir insanın varlığına bağlanmış kozmik bir sebep değildir.

 

3. Nebi Muhammed’in Kur’an’daki Tanımı Nedir?

Kur’an, Nebi Muhammed’i yüceltirken bile sınırları korur. Onu ilahlaştırmaz, insanüstü varlık haline getirmez.

A) O Bir Beşerdir

“De ki: Ben de ancak sizin gibi bir beşerim. Bana ilahınızın tek ilah olduğu vahyediliyor.”
(Kehf, 18/110)

Bu ayette iki yön vardır:

  • sizin gibi beşerim (insanım)
  • bana vahyediliyor

Yani farkı yaratılış türünde değil, vahiy almış olmasındadır.

B) O Bir Kuldur

“Âlemler (insanlar) için uyarıcı olsun diye kuluna Furkân'ı (Kur'an'ı) indiren (Allah) yüceler yücesidir.
(Furkan, 25/1)

Kur’an, en büyük övgü makamlarında bile onu önce kul olarak anar. Bu çok anlamlıdır. Çünkü kulluk, en yüksek şereftir.

C) O Bir Elçidir

“Muhammed ancak bir resuldür. Ondan önce de elçiler elbette geçmiştir.”
(Âl-i İmrân, 3/144)

“Ancak bir resuldür” ifadesi, aşırı yüceltmeleri sınırlar.

 

4. Görevi Nedir? Tebliğ mi, Daha Fazlası mı?

Evet, temel görevi vahyi iletmektir. Kur’an bunu tekrar eder.

“Resule düşen ancak apaçık tebliğdir.”
(Nur, 24/54)

“Senin görevin yalnızca tebliğdir, hesabı görmek bize aittir.”
(Ra’d, 13/40)

“Sen onların üzerinde bir zorba değilsin.”
(Gaşiye, 88/22)

Bu ayetler gösterir ki:

  • Kalpleri zorla değiştirmez
  • İnsanları mecbur etmez
  • Gaybı yönetmez
  • Kurtuluş dağıtmaz
  • Allah adına hüküm koymaz
  • Vahyi ulaştırır, örneklik eder, uyarır

Tebliğ küçümsenmemelidir

“Tebliğ sadece aktarmak mı?” diye düşünülebilir. Hayır. Tebliğ çok büyük görevdir:

  • Vahyi insanlığa ulaştırmak
  • Yaşayarak örnek olmak
  • Zulme karşı durmak
  • Toplumu inşa etmek
  • Hakikati açıklamak
  • Bedel ödemek

Ama yine de bunların hepsi kul-elçi sınırı içinde gerçekleşir.

 

5. Diğer Elçilerden Farkı Var mı?

Bu soruya dengeli cevap vermek gerekir: Evet, bazı farkları vardır; fakat bu farklar ilahlaştırma gerekçesi değildir.

A) Son Nebidir

“Muhammed, erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Ancak Allah’ın resulü ve nebilerin sonuncusudur.”
(Ahzâb, 33/40)

Bu tarihsel ve görevsel bir özelliktir.

B) Evrensel Çağrı Taşır

Önceki elçiler çoğu zaman belli topluluklara gönderildi. Kur’an mesajı ise daha geniş bir hitap taşır.

C) Kur’an Ona İndirilmiştir

Son vahyin taşıyıcısıdır.

D) Güzel Örnekliği Vardır

“Allah’ın resulünde sizin için güzel bir örnek vardır.”
(Ahzâb, 33/21)

Ama Ortak Nokta Şudur

Tüm elçiler:

  • Allah’ın kullarıdır
  • Vahiy alırlar
  • Tebliğ ederler
  • İnsanlardır
  • Hesap gününde Allah’a dönerler

 

6. Elçileri Birbirinden Ayırmamak Ne Demektir?

“Elçileri arasında ayrım yapmayız.”
(Bakara, 2/285)

Bu ayet çoğu zaman yanlış anlaşılır. Anlamı, tarihsel görevlerin aynı olduğu değildir. Anlamı şudur:

  • Kaynağı aynı kabul ederiz
  • Bir kısmına inanıp bir kısmını reddetmeyiz
  • Birini ilahlaştırıp diğerini küçümsemeyiz
  • Hepsine saygı duyarız

Yani Nebi Nuh, İbrahim, Musa, İsa, Muhammed arasında vahyin değeri bakımından parçalama yapmayız.

 

7. Kur’an Aşırı Yüceltmeye Karşı Nasıl Uyarır?

Kur’an önceki toplulukların bazı sapmalarını anlatır. İnsanların, salih kişileri zamanla ölçüsüzce yüceltmesi tarih boyunca tekrar etmiştir.

İnsan psikolojisi şudur:

  • Somut bir figüre bağlanmak ister
  • Kahraman üretmek ister
  • Aracı aramak ister
  • Hakikati kişi merkezli hale getirmek ister

Fakat vahiy kişi merkezli değil, Allah merkezlidir.

Bu yüzden Kur’an’da sürekli vurgu şudur:

  • Hüküm Allah’ındır
  • Yardım Allah’tandır
  • Bağışlama Allah’tandır
  • Yaratma Allah’ındır
  • Kulluk Allah’adır

Elçi ise bu hakikati duyuran kimsedir.

 

8. “Muhammed Olmasa Kâinat Olmazdı” İnancının Sorunları

Bu düşünce birkaç ciddi probleme yol açar.

A) Tevhid Gölgelemesi

Yaratılışın merkezine bir insanı koymak, Allah’ın doğrudan iradesini ikinci plana iter.

B) Elçiliği Mitolojiye Çevirme

Kur’an’daki mücadele eden, acı çeken, ter döken örnek kul yerine; kozmik varlık anlayışı doğar.

C) Diğer Elçileri Gölgeleme

Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve diğer resuller geri plana itilir.

D) İnsanları Vahiyden Uzaklaştırma

İnsanlar Kur’an yerine menkıbelere bağlanabilir.

 

9. Gerçek Büyüklük Nerededir?

Nebi Muhammed’in büyüklüğü, evrenin sebebi olmasında değil; vahye sadakatinde, ahlakında ve mücadelesindedir.

Gerçek büyüklüğü şunlardadır:

  • Yetim büyümesi
  • Baskıya direnmesi
  • Halkı için çaba vermesi
  • Vahyi tavizsiz taşıması
  • Merhameti
  • Adalet çağrısı
  • Sabrı
  • Tevekkülü
  • Kulluğu

Bu daha gerçek, daha güçlü ve daha öğretici bir büyüklüktür.

 

10. Onu Sevmek İçin Abartı Gerekir mi?

Hayır. Bir insanı sevmek için onu insanüstü yapmak gerekmez.

Anne sevilir ama ilahlaştırılmaz. Öğretmen sevilir ama kutsallaştırılmaz. Elçi sevilir, izlenir, saygı duyulur; fakat Allah’ın alanına taşınmaz.

Nebi Muhammed’i sevmenin Kur’ani yolu:

  • Getirdiği vahye uymak
  • Ahlakını örnek almak
  • Adalet çizgisini sürdürmek
  • Tevhidi korumak
  • Onun mücadelesini anlamaktır

 

11. Dengeli Sonuç

Kur’an’a Göre:

Nebi Muhammed:

  • Son nebidir
  • Allah’ın resulüdür
  • Beşerdir
  • Kuldur
  • Vahiy almıştır
  • Tebliğ etmiştir
  • Güzel örnektir

Ama:

  • Evrenin yaratılış sebebi değildir
  • Allah’ın ortağı değildir
  • Kozmik merkez değildir
  • Gaybı bağımsız bilmez
  • Kurtuluş dağıtan merci değildir

 

Son Söz

“Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım” sözü duygusal olarak etkileyici gelebilir; fakat din duyguyla değil, vahiy ölçüsüyle değerlendirilir.

Kur’an’ın çizdiği tablo daha berraktır:

Allah yaratandır.
Elçiler tebliğ edendir.
İnsan kuldur.
Övgü Allah’adır.
İzzet takvadadır.
Üstünlük görevdedir, ilahlıkta değil.

Formun Üstü

Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.comFormun Altı

 

  “Sen Olmasaydın Kâinatı Yaratmazdım” Sözü ve Kur’an’a Göre Nebi Muhammed’in Konumu   Bu mesele, yalnızca bir rivayetin doğruluğu mese...