Cennet ve Cehennem Dengesi
Cennet ve cehennem, insan aklının en çok merak ettiği
konulardan biridir. İnsan zihni zamanı saniye, yıl ve ömürle ölçerken, Allah’ın
zamanı tamamen farklıdır. Kur’an’da Allah’ın bir günü bizim bin yılımız gibi
olabileceği belirtilir:
“Andolsun ki Allah için bir gün, sizin saydığınız bin yıl
gibidir.” (Hac 22/47)
Bu, ebedîlik kavramını anlamada ilk ipucu olarak
değerlendirilebilir. İnsan aklı için ebedî azap veya ebedî nimet kavramı
anlaşılması güçtür. Kıyamet gününde terazinin adaleti, kapıların ve derecelerin
işleyişi, insan bakış açısıyla kafa karıştırıcı görünebilir.
Kur’an, kıyamet günü herkesin hesap vereceğini ve hiçbir
haksızlık yapılmayacağını bildirir:
“Biz kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık
kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez.” (Enbiyâ 21/47)
İnsan bakış açısıyla adaletsiz görünen durumlar, Allah
katında tamamen adildir. Terazi, sadece nicelik değil, her zerre iyilik ve
kötülüğü ölçer; eksik veya fazla yazmaz.
1. Bölüm: İnsan Algısı ve Sonsuzluk
Dünya hayatında adalet kavramı net anlaşılır: Haksızlık
yapan birinin cezalandırılması gerekir. Ancak cennet ve cehennem meselesi
farklıdır. İnsan bakış açısı, terazi farklarının küçüklüğünü gördüğünde
adaletsiz gibi hissedebilir.
Örneğin, iki kişinin terazisi arasında sadece bir zerre fark
olabilir. Biri cennete, diğeri cehenneme gider. İnsan gözüyle bu durum, “çok az
fark var ama sonuç büyük” gibi görünür. Ancak Kur’an, kıyamet günü herkesin
hakkının tam olarak verileceğini bildirir:
“Kim bir zerre iyilik yaparsa onu görür; kim bir zerre
kötülük yaparsa onu da görür.” (Zilzal 99/7‑8)
Terazi kavramı, insanın anlayışını aşar. Sadece büyük veya
küçük fark değil, her zerre iyilik ve kötülük ölçülür. Kur’an’ın bu konuda
verdiği örnekler, adaletin mutlak olduğunu gösterir. Terazideki küçük farklar,
ebedî olarak karşılık bulur.
2. Bölüm: Kapılar ve Dereceler
Kur’an’da cehennemin yedi kapısı olduğu bildirilir:
“Andolsun, cehennemin yedi kapısı vardır; her kapıya
onlar için ayrılmış bir grup vardır.” (Hicr 15/44)
Cennet kapıları için doğrudan sayılar verilmemiştir, ancak
cennetin dereceleri ve çeşitleri vardır. Cennet ve cehennem kapıları, sadece
mekân ayrımı değil, aynı zamanda derece ve şiddet farklarını gösterir.
Cennet kapıları, amel türüne göre ayrılmıştır:
- Zekât
verenler
- Oruç
tutanlar
- Salih
ameller işleyenler
Cehennem kapıları ise günah türüne göre ayrılır:
- Yalancılar,
dolandırıcılar
- Zalimler
- İnkâr
edenler
Kapılar ve dereceler, terazideki farkları görünür kılar.
Böylece herkes ebedî olarak hak ettiği yerde olur.
|
Terazi sonucu |
Kapı |
Derece |
|
Çok ağır amel |
Cennet |
En yüksek derece |
|
Az ağır amel |
Cennet |
Daha düşük derece, ebedî |
|
Çok az iyilik |
Cehennem |
Hafif azap, ebedî |
|
Hiç iyilik |
Cehennem |
En şiddetli azap, ebedî |
3. Bölüm: Ebedîlik ve İnsan Algısı
Kur’an’da cehennem için kullanılan ifade:
“Hâlidîne fîhâ ebedâ” → “Orada sonsuza dek
kalacaklar.” (Nisa 4/169)
Benzer şekilde cennet için de:
“…Orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara 2/25)
Bu ifadeler, cennet ve cehennemin ebedî, yani sonsuz
olduğunu açıkça gösterir. İnsan gözüyle “bir gün çıkar” düşüncesi
oluşabilir; ancak Kur’an bunu reddeder:
“…Artık tadın azabı!” (Fussilet 41/29)
Ebedîlik, insan algısının ötesindedir. Allah’ın zamanı bizim
zamanımız gibi değildir. Bir gün bin yıl, bir yıl bin gün gibidir. Bu nedenle
ebedî azap veya nimet, insan bakış açısıyla ölçülemez ama ilahî adalet
açısından tamdır.
Kur’an, ebedîlik kavramını hem cezalar hem de nimetler için
kullanır. Bu, Allah’ın adalet ve rahmetinin bir yansımasıdır:
- Cehennemlikler,
yaptıkları inkâr ve zulme karşılık ebedî kalır.
- Cennetlikler,
inanç ve salih amellerin karşılığı olarak ebedî nimet içinde bulunurlar.
“Onlara altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır.
Orada ebedî kalacaklardır; orada asla ölüm ve üzüntü yoktur.” (Bakara 2/25)
“…Onların gideceği yer cehennemdir. Orada ebedî
kalacaklardır.” (Nisa 4/169)
Buradaki “ebedî” ve “sonsuz” ifadeleri, hem cennet
hem de cehennemde sürekliliğin vurgulandığını gösterir. Terazideki farklar,
dereceler ve kapılar sisteminde süre değişmez; sadece azap veya nimet şiddeti
farklılaşır. Bu, insan aklı için bazen ağır gelebilir, ancak ilahî adalet ve
rahmetin mantığı içinde tamamen açıklanabilir.
4. Bölüm: Terazi, Kapılar ve Adalet Dengesi
Terazideki farkın azlığı, insan bakışında adaletsiz gibi
algılanabilir. Kapılar ve dereceler mantığıyla bu durum açıklığa kavuşur.
- Terazideki
küçük farklar, farklı cennet veya cehennem kapılarına yönlendirmeyi
belirler.
- Herkes
ebedî olarak hak ettiği yerde olur; fark sadece derece ve yoğunluk
ile ilgilidir.
Örnek tablo:
|
Terazi sonucu |
Kapı |
Derece |
|
1000 |
Cennet |
En yüksek derece, ebedi |
|
999 |
Cennet |
Daha düşük derece, ebedî |
|
1 |
Cehennem |
Hafif azap, ebedî |
|
0 |
Cehennem |
En ağır azap, ebedî |
Bu sistem, insan bakış açısında adaletsiz görünen durumu mantıklı
ve adil hâle getirir.
5. Bölüm: Rahmet ve İnsan Perspektifi
İnsan gözüyle düşünüldüğünde, kulların ateşe atılması zor
bir kavramdır. Ancak Allah hem Rahman hem Rahimdir.
Dünya hayatındaki acı ve sefalet örnekleri: açlık,
yoksulluk, zor yaşam koşulları… Bunlar, cehennemin alt tabakalarındaki azabı
çağrıştırabilir.
Kur’an perspektifinde:
- Terazide
herkes hakkını alır.
- Kapılar
ve dereceler farkı gösterir.
- Ebedî
azap veya nimet tamamen adildir.
Dünya perspektifiyle “az günahı olan cehenneme mi gider?”
gibi sorular, Allah’ın hakikî adaletini tam olarak bilemediğimizin
göstergesidir. Doğrusunu yalnızca Allah bilir.
6. Bölüm: Ayetlerle Temellendirme
Cennet ve nimetler:
“…Onlara altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır.
Orada ebedî kalacaklardır; orada asla ölüm ve üzüntü yoktur.” (Bakara 2/25)
“…Onlar için nimetler ebedîdir.” (Nahl 16/31)
Cehennem ve azap:
“…Orada ebedî kalacaklardır.” (Nisa 4/169)
“…Artık tadın azabı!” (Fussilet 41/29)
Terazi ve adalet:
“Kim bir zerre iyilik yaparsa onu görür; kim bir zerre
kötülük yaparsa onu da görür.” (Zilzal 99/7‑8)
“…Allah kimseye zerre kadar zulmetmez.” (Nisa 4/40)
Kapılar ve sınıflar:
“Cehennemin yedi kapısı vardır; her kapıya onlar için
ayrılmış bir grup vardır.” (Hicr 15/44)
İman ve amel ilişkisi:
“…İman edenler ve salih ameller işleyenler vardır; işte
onların Rabbi katında ecirleri vardır.” (En’am 6/160)
7. Bölüm: Kapanış ve Düşünce
İnsan aklı, ebedîlik, terazinin hassas ölçümü ve
cehennem-cennet kapıları gibi konuları anlamakta zorlanır. Dünya hayatındaki
adalet ve haksızlık kavramları, Allah’ın mutlak adaleti karşısında sınırlı
kalır.
Terazi ve kapılar sistemi sayesinde:
- Küçük
farklar fark edilir;
- Herkes
hakkını alır;
- Ebedî
adalet sağlanır;
- Allah’ın
Rahmeti ve Adaleti dengelenir.
Bu sistem, insanın kafasında soru işareti bırakabilir, ancak
Kur’an ışığında anlaşılır. Sonuç olarak:
Allah’ın Rahman ve Rahim oluşu, kullarının ebedî azap veya
nimetini tayin etmede tam adalet ve hikmet ile hareket ettiğini
gösterir.
Dünya hayatındaki sıkıntılar ve dengesizlikler, ilahî
adaletin tam ölçümünün bir yansıması değildir. Her zerre iyilik ve kötülük
kayda alınmıştır ve ebedî karşılık bulur. Böylece hem cennet hem cehennem, hem
terazinin hassasiyeti hem de kapılar ve dereceler sistemi ile Allah’ın adaleti
eksiksiz bir şekilde uygulanır.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com