Allah Söylediğine Muhalefet Etmez
Merhaba, bugün biraz derin bir konudan konuşalım: Allah’ın
adaleti, insanın özgür iradesi ve dünya hayatının sınavları. Rahat bir
kafayla, bir çay elimizde sohbet eder gibi.
Düşün bakalım… Hayatta bazen şunu sorguluyoruz: “Neden bazı
insanlar haksızlığa uğruyor? Neden zalimler kazanıyor? Neden çabamızın
karşılığını hemen görmüyoruz?” İşte bu sorular, insanın hem kalbini hem de
aklını meşgul eden sorular. Ve çoğu zaman cevap, yüzeyde değil, derinlerde
gizli.
Kur’an bize bunu şöyle hatırlatıyor:
“Onlar senden azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar.
Allah vaadine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten senin Rabb’in katında bir
gün, saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.” (Hac, 22:47)
Dikkat et, burada iki önemli nokta var: birincisi, insanlar
hep çabuk olanı ister, hızlı sonuçları, hemen ödül veya ceza görmeyi bekler.
İkincisi ise Allah’ın vaadi kesin, değişmez, asla muhalefet etmez. İnsan bazen
hemen görmek ister ama gerçek süreç farklıdır, çünkü zaman Allah katında bizim
zamanımızdan çok farklıdır.
Dünya Hayatı ve Evrensel Düzen
Birçok kişi düşünüyor: “Acaba dünya adil mi?” İşte burada,
dünya hayatı bir imtihan alanı olarak devreye giriyor. Kur’an diyor ki:
“Eğer Allah kazandıkları dolayısı ile insanları (azap ile)
yakalayıverecek olsaydı, yerin sırtı üzerinde hiçbir canlıyı bırakmazdı. Ancak
onları adı konulmuş bir süreye kadar erteliyor. Sonunda ecelleri geldiği zaman,
artık şüphesiz Allah kendi kullarını görendir.” (Fatır, 35:45)
Yani dünya, insanlar için özel ceza veya ödül alanı değil.
İnsanların birbirine yaptığı zulümler, kötülükler, bu alanın doğal bir parçası.
Mesela, bir köyde insanlar suyu paylaşmazsa, bazıları kuraklıkla yüzleşir;
başka bir yerde insanlar birbirini desteklerse bereket ortaya çıkar. Bu
Allah’ın adaletsizliği değil, evrensel düzenin işleyişidir.
Rızkın Dağılımı ve Adalet
Bir örnek verelim: Diyelim ki iki kişi aynı köyde yaşıyor.
Biri çok çalışıyor, çabalarını disiplinle ve bilinçle ortaya koyuyor. Diğeri
ise aynı yerde oturuyor ama hiçbir gayret göstermiyor. Dünya, bazen ilk bakışta
adil görünmez; bazen ikinci kişi şanslı gibi gözükebilir. Ama unutma: evrenin
yasası, insanın çabasıyla uyumlu olarak işler. Kur’an bunu şöyle açıklıyor:
“Kim çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, orada
istediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız; sonra ona cehennemi yurt
kılarız, kınanmış ve kovulmuş olarak gider.” (İsrâ, 17:18)
“Kim de ahireti ister ve bir mümin olarak ciddi bir çaba gösterirse, işte
böylelerinin çabası şükre şayandır.” (İsrâ, 17:19)
“Hepsine, onlara da, bunlara da Rabb’inin ihsanından arttırarak veririz.
Rabbinin ihsanı kesilmiş değildir.” (İsrâ, 17:20)
Bu ayetler bize şunu gösteriyor: Dünya rızkı ve geçici
kazanımlar, Müslüman veya kafir ayrımı gözetmeksizin, evrensel düzenin
işleyişine göre verilir. Ahiret ise insanın kendi çabası ve niyetiyle
şekillenir.
Allah’ın Müdahalesi ve İnsan Sorumluluğu
Peki Allah, zalimleri görmez mi? Hayır, kesinlikle görür.
Ama müdahalesi, insanlar arası adaletsizliği hemen düzeltmek şeklinde değildir.
Bazen bazı insanlar haksız yere sürgün edilir, malları ellerinden alınır veya
zulme uğrar. Kur’an şöyle buyuruyor:
“Onlar yalnızca Rabbimiz Allah’tır demelerinden dolayı
haksız yere yurtlarından sürgün edilip çıkarıldılar. Eğer Allah'ın insanların
kimilerini kimileriyle def etmesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar
ve içinde Allah’ın çokça zikredildiği mescitler muhakkak yıkılır giderdi. Allah
kendine yardım edenlere kesin olarak yardım eder. Şüphesiz Allah güçlü
olandır.” (Hac, 22:40)
Yani Allah, insanların özgür iradesine müdahale etmez ama
adaletin işleyişine izin verir. Herkes kendi yolunu seçer; Allah da her şeyin
sonucunu bilir.
Evrenin Yasası ve İnsan
Bunu şöyle düşün: Evrenin yasaları, musluktan akan su
gibidir. Eğer bir evde yangın çıkarsa, su akışını durdurmaz; yağmur veya kar
yağmadığında kıtlık olur, insanlar hazırlıklı değilse eksik yaşar. Aynı
şekilde, Allah’ın söylediği asla muhalefet etmez.
Örneğin denizde yüzme bilmeyeni boğmayı takdir ettiyse,
kafir, mümin ya da nebi fark etmez; evrensel yasa işlediğinde sonuç aynıdır.
Dünya hayatında herkes kendi çabası ve kararlarıyla şekillenir, Allah’ın sözü
ise değişmezdir.
Ahiret ve Kendi Kazancımız
Ahiret, insanın kendi kazanımlarına göre şekillenir. Kimseye
haksızlık edilmez, kimseye torpil yapılmaz. İnsan, kendi iradesi ve çabasıyla
cenneti kazanabilir veya kaybedebilir.
Bu da bize şunu hatırlatır: Allah söylediğine muhalefet
etmez. İnsan kendi yolunu seçer; Allah ise adaletini, düzenini ve vaadini
eksiksiz yerine getirir.
Sohbetin Özeti ve Ders
- Dünya
hayatı bir sınav alanıdır; özel ödül ve cezalar hemen verilmez.
- Evrensel
düzen, doğal akışıyla işler; insanlar kendi çabaları ve iradeleriyle
şekillenir.
- Allah’ın
sözü kesin ve değişmezdir; adalet O’nun katında tamamdır.
- Ahiret,
insanın kendi kazancına göre belirlenir; kimseye haksızlık edilmez.
Kısaca, hayatın karmaşasında kaybolduğunda hatırla:
“Allah söylediğine muhalefet etmez; kazandığımız ve kaybettiğimiz tamamen
kendi sorumluluğumuzdadır.”
Bu farkındalık, hem sorumluluk bilinci verir hem de Allah’a
güvenin huzurunu hissettirir.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com