ALLAH DÜNYA HAYATINDA ADİL Mİ?

  ALLAH DÜNYA HAYATINDA ADİL Mİ?

Bu soru, insanın sadece aklına değil, vicdanına da dokunan bir sorudur. Belki de tarih boyunca en çok sorulan sorulardan biridir.

Bir çocuk savaşın ortasında doğarken, başka bir çocuk güven içinde büyüyor. Bir insan daha doğduğu gün ağır bir hastalıkla mücadele etmeye başlıyor, bir başkası uzun yıllar sağlıklı bir hayat yaşıyor. Kimileri açlıktan hayatını kaybediyor, kimileri ise sahip olduklarının hesabını bile yapamıyor. İnsan bütün bunları görünce ister istemez şu soruyu soruyor: "Eğer Allah adilse, neden insanlar bu kadar farklı şartlarda yaşıyor?"

Bu sorudan kaçmak yerine onun üzerine düşünmek gerekir. Çünkü Kur'an da insanı düşünmeye, sorgulamaya ve akletmeye davet eder.

KUR'AN ALLAH'IN ADALETİ HAKKINDA NE SÖYLER?
Kur'an'da Allah'ın kimseye zulmetmeyeceği açık ve net bir şekilde bildirilir.
"Şüphesiz Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez. Fakat insanlar kendilerine zulmederler."
(Yûnus, 10/44)
Bu ayet önemli bir gerçeği ortaya koyuyor. Allah zulmeden değildir. O hâlde dünyada gördüğümüz zulümlerin önemli bir kısmı insanların kendi tercihleriyle ortaya çıkmaktadır. Savaşları insanlar çıkarıyor. Çocukları insanlar aç bırakıyor. Doğayı insanlar kirletiyor. Adaletsiz paylaşımı insanlar oluşturuyor.

Kur'an, insanı irade sahibi bir varlık olarak tanımlar. İnsan iyiliği de kötülüğü de seçebilir. Eğer insanın yaptığı kötülüklerin tamamını Allah'a yüklersek, o zaman insanın sorumluluğu ortadan kalkmış olur. Kur'an bunu kabul etmez.
"İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozulma ortaya çıktı."
(Rûm, 30/41)
Dikkat edilirse ayet, bozulmanın kaynağını insan olarak gösteriyor. Bugün dünyada yaşanan açlıkların büyük bölümü aslında yiyecek yetersizliğinden değil, paylaşım adaletsizliğinden kaynaklanmaktadır. Bir tarafta milyonlarca ton gıda çöpe giderken diğer tarafta insanlar açlıktan ölüyor. Burada sorulması gereken soru belki de şudur: Sorun gerçekten Allah'ın adaleti mi, yoksa insanın adaletsizliği mi?

PEKİ MASUM ÇOCUKLAR NEDEN ACI ÇEKİYOR?
İşte asıl zor soru burada başlıyor. Çünkü her acıyı insanın tercihleriyle açıklamak mümkün değildir. Doğuştan ağır hastalıklarla dünyaya gelen çocuklar… Depremlerde hayatını kaybeden bebekler… Henüz hiçbir tercih yapmamış insanların yaşadığı acılar… Bunları sadece "insan yaptı" diyerek açıklamak yeterli olmaz. Kur'an ise bu noktada dünyanın mahiyetini hatırlatır.
"O, hanginizin daha güzel amel edeceğini denemek için ölümü ve hayatı yaratandır."
(Mülk, 67/2)
Dikkat edersen ayet, hayatın amacını rahatlık olarak değil, imtihan olarak tanımlıyor. Fakat burada önemli bir ayrıntı vardır. İmtihan denildiğinde çoğu insan sadece sıkıntı yaşayan kişiyi düşünür. Oysa Kur'an'a göre bolluk da bir imtihandır. Fakirlik kadar zenginlik de bir sınavdır. Sağlık kadar hastalık da bir sınavdır. Güç kadar güçsüzlük de bir sınavdır.
"Sizi hayırla da şerle de imtihan ederiz. Sonunda bize döndürüleceksiniz."
(Enbiyâ, 21/35)
Yani Kur'an'a göre herkes aynı sorularla sınanmıyor. Kiminin sorusu servet… Kiminin makam… Kiminin hastalık… Kiminin ise sabır… Bu nedenle Kur'an'daki adalet anlayışı, herkesin aynı şartlarda yaşaması üzerine kurulmamıştır.

ADALET, EŞİTLİK MİDİR?
Hiç fark ettin mi? Biz çoğu zaman adalet ile eşitliği aynı şey zannediyoruz. Oysa bunlar aynı kavram değildir. Eğer adalet, herkese aynı şeyi vermek olsaydı, dünyada hiçbir farklılık olmaması gerekirdi. Fakat Kur'an, insanların rızıklarının, imkânlarının ve şartlarının farklı olduğunu zaten haber verir.
"Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kılmıştır."
(Nahl, 16/71)
Bu ayet üstünlüğün değer bakımından değil, imkân bakımından farklılık olduğunu ifade eder. Çünkü Kur'an'ın ölçüsüne göre insanın değeri sahip olduklarıyla değil, ortaya koyduğu bilinç ve sorumlulukla değerlendirilir.
Düşün… İki öğrenciye aynı sınav uygulanıyor. Birinin soruları kolay, diğerinin zor olsa buna adalet denmez. Fakat iki öğrenciye kendi seviyesine uygun sorular sorulursa bu daha adil bir değerlendirme olur. Kur'an'ın ortaya koyduğu anlayış da buna benzer. İnsanlar aynı hayatı yaşamazlar; fakat herkes kendi şartları içinde değerlendirilir.

PEKİ DÜNYADA HAKSIZLIKLAR NEDEN HEMEN GİDERİLMİYOR?
İnsan bazen şöyle düşünüyor: "Eğer Allah dileseydi bütün zalimleri anında cezalandırmaz mıydı?" Elbette cezalandırabilirdi. Fakat o zaman özgür iradenin anlamı kalır mıydı? İnsan, seçebilme özgürlüğüne sahip olduğu için yaptığı iyilikten de kötülükten de sorumludur. Kur'an bu süre tanınmasına dikkat çeker.
"Sakın Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma. O, onları sadece gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor."
(İbrâhîm, 14/42)
Bu ayet önemli bir noktaya işaret ediyor. Allah'ın hemen müdahale etmemesi, olanlardan habersiz olduğu anlamına gelmez. Ertelemek, görmezden gelmek değildir. Kur'an'a göre dünya son hükmün verildiği yer değildir.

NİHAİ ADALET NEDEN AHİRETTE GERÇEKLEŞECEK?
Kur'an'ın adalet anlayışı yalnızca dünya ile sınırlı değildir. Çünkü dünya hayatı sınırlıdır. Bir insan seksen yıl yaşar. Bir başkası beş yaşında hayatını kaybeder.Eğer sadece dünya hayatı varsa, birçok haksızlık gerçekten cevapsız kalmış gibi görünür.Fakat Kur'an, hesabın dünya ile bitmediğini söyler.
"Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Hiç kimseye en küçük bir haksızlık yapılmayacaktır. Hardal tanesi kadar bir şey bile olsa onu ortaya getiririz. Hesap gören olarak biz yeteriz."
(Enbiyâ, 21/47)
İşte Kur'an'ın adalet anlayışının merkezinde bu ayet yer alır. Dünyada eksik görünen hesap, ahirette tamamlanacaktır. Hiçbir gözyaşı karşılıksız kalmayacaktır. Hiçbir zulüm unutulmayacaktır. Hiçbir iyilik kaybolmayacaktır.

ALLAH DÜNYADA ADİL Mİ?
Bu soruya verilecek cevap, adaleti nasıl tanımladığına bağlıdır. Eğer adaleti "herkes aynı hayatı yaşamalıdır" şeklinde tanımlarsan, dünya böyle bir yer değildir. Fakat Kur'an böyle bir vaat de vermez. Kur'an'ın anlattığı adalet; insanın özgür bırakıldığı, yaptıklarından sorumlu tutulduğu ve sonunda hiçbir haksızlığın karşılıksız kalmayacağı bütüncül bir adalet anlayışıdır. Dünya bu sürecin başlangıcıdır. Sonu değildir. Kur'an'ın mesajı şudur:

Allah zulmetmez. İnsan yaptığından sorumludur. Ve sonunda adalet mutlaka gerçekleşecektir.
"Bugün hiçbir kimseye haksızlık yapılmaz. Siz ancak yaptıklarınızın karşılığını görürsünüz."
(Yâsîn, 36/54)
Belki de asıl soru şudur: Biz, Allah'ın adaletini sadece birkaç on yıllık dünya hayatına bakarak mı değerlendireceğiz; yoksa Kur'an'ın anlattığı, dünya ile başlayıp ahirette tamamlanan bütün tabloyu birlikte mi okuyacağız?

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com

 

   ALLAH DÜNYA HAYATINDA ADİL Mİ? Bu soru, insanın sadece aklına değil, vicdanına da dokunan bir sorudur. Belki de tarih boyunca en çok so...