Nebiler ve Mucizeler – Kur’an Perspektifi

 Nebiler ve Mucizeler – Kur’an Perspektifi

  1. Mucizeler yalnızca Allah’a aittir:
    • Kâinattaki her varlık (toprak, ağaç, dağ, insan, savaş, barış vb.) Allah’ın mucizesidir.
    • Peygamberler doğrudan mucizeler göstermez; onlara sadece vahiy mucizesi verilmiştir.
  2. Nebilerin görevi:
    • Nebiler Allah’tan aldıkları vahyi insanlara iletmekle yükümlüdür.
    • Kâfirlerin beklediği olağanüstü olayları yapmak onların görevi değildir; bu, Allah’ın kudretine aittir (17/92-93).
    • Nebiler sadece birer beşerdir, diğer insanlardan farkları vahyin gözetiminde olmalarıdır.
  3. Kur’an’daki mucizeler mecazi bir anlatımdır:
    • Nebi Musa’nın denizi yarması, asasının yılan olması, Nebi İsa’nın ölüleri diriltmesi, Nebi Salih’in devenin mucizesi, Nebi Süleyman’ın Belkıs’ın sarayını görmesi gibi olaylar mecazi ve sanatsal bir üslupla anlatılmıştır.
    • Amaç, Allah’ın kudretini göstermek ve insanlara ders vermektir, nebinin olağanüstü güçlerini anlatmak değildir.
  4. Vahiy mucizesi yeterlidir:
    • Nebilerin asıl mucizesi, Allah’ın mesajını insanlara iletmeleridir.
    • Kur’an, vahyin kendisinin hem iman edenler için rehber hem de uyarıcı olduğunu belirtir (29/50-51).
  5. Yanlış inançlar ve uydurulmuş mucizeler:
    • Bazı toplumlar nebilerini ilahlaştırmış veya mucize göstermiş gibi anlatmıştır (Nebi İsa’yı ölüleri diriltmek, Nebi Muhammed’i yaratıcı sözleriyle yüceltmek vb.).
    • Kur’an, nebilerin yalnızca Allah’ın kulları olduğunu ve mucizelerin sadece Allah’a ait olduğunu vurgular.

Genel sonuç:
Nebiler olağanüstü harikalar göstermez. Kur’an’daki mucizeler mecazi anlatımla, vahiy mucizesi ise gerçek mucize olarak insanlara rehberlik eder. Her nebinin görevi, Allah’ın mesajını iletmek ve insanları doğruya çağırmaktır.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com

 

 

  HİDAYET NEDİR, KİMLER HİDAYETTEDİR? İnsan hayatı bir yolculuksa, hidayet o yolculukta pusuladır. Pusulasız yürüyen biri de yürür, hatta ...