NEDEN İYİLİK VARKEN KÖTÜLÜK DE VAR?
İnsanlık tarihinin en eski ve en derin sorularından biri
şudur: “Eğer iyilik varsa, neden kötülük de var?” Bu soru sadece felsefi bir
merak değil, aynı zamanda insanın yaşadığı acılar, adaletsizlikler ve zorluklar
karşısında verdiği doğal bir tepkidir.
Bir insan haksızlığa uğradığında, bir çocuk acı çektiğinde
ya da dünyada adaletsizlik gördüğümüzde içimizden şu düşünce geçer: “Bu neden
var?” İşte bu soru, bizi hem kendimizi hem de hayatın anlamını sorgulamaya
götürür.
İmtihan Gerçeği Ve Hayatın Amacı
İlk olarak şunu anlamak gerekir: Hayat, rastgele işleyen bir süreç değildir. Hayat
bir imtihandır. İyilik ve kötülük ise bu imtihanın iki temel unsurudur.
“Hanginizin daha güzel davranacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratan
O’dur.”
(Mülk, 67/2)
Bu ayet, hayatın bir amaç doğrultusunda yaratıldığını ve insanın
davranışlarının test edildiğini ifade eder. İyilik ve kötülük, bu testin
sahnesini oluşturur. Eğer sadece iyilik olsaydı, seçim olmazdı. Eğer sadece
kötülük olsaydı, umut olmazdı. İmtihan, seçenek olduğunda anlam kazanır.
İyilik Ve Kötülüğün Birlikte Var Olmasının Hikmeti
İyilik ve kötülük, birbirini anlamlı kılan iki zıttır. Karanlık olmadan ışığın
değeri bilinmez. Bir insan hiç hastalanmasa sağlığın kıymetini anlayamaz. Hiç
kaybetmese kazanmanın değerini hissedemez. Zıtlıklar, farkındalık üretir.
“Biz sizi hayır ve şer ile imtihan ederiz.”
(Enbiya, 21/35)
Bu ayet, hem iyi hem de zor durumların birer sınav olduğunu vurgular. Yani
sadece kötülük değil, iyilik de imtihandır. Bu çok önemli bir noktadır: Zenginlik
de bir sınavdır, fakirlik de. Sağlık da sınavdır, hastalık da.
Kötülük Gerçekten Kötülük Mü?
Bazen “kötülük” olarak gördüğümüz şeyler, aslında uzun vadede iyiliğe
dönüşebilir. İnsan, sınırlı bakış açısıyla anlık değerlendirir. Ama hayat daha
geniş bir perspektife sahiptir.
“Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır…”
(Bakara, 2/216)
Bu ayet, insanın her şeyi tam olarak kavrayamayacağını ve bazı olayların
görünenden farklı sonuçlar doğurabileceğini ifade eder.
Günlük hayattan bir örnek:
İşini kaybeden bir insan, o an bunu büyük bir kötülük olarak görür. Ama belki
bu olay, onu daha doğru bir yola yönlendirir. Yeni bir fırsat doğurur. Hayat
bazen kapı kapatır ki, insan doğru kapıyı fark etsin.
İnsan Faktörü: Kötülüğün Kaynağı
Kötülüğün önemli bir kısmı insanın kendi seçimlerinden doğar. Yani kötülük
sadece “var edilen” bir şey değil, aynı zamanda “üretilen” bir şeydir.
“İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozulma meydana
geldi…”
(Rum, 30/41)
Bu ayet, kötülüğün büyük ölçüde insanın tercihleri ve davranışları sonucu
ortaya çıktığını gösterir. Savaşlar, zulümler, haksızlıklar… bunların çoğu
insanın seçimlerinin sonucudur. Bu da şu gerçeği ortaya koyar: İyilik ve
kötülük sadece dış dünyada değil, insanın içinde başlar.
Özgür İrade Olmadan İyilik Mümkün mü?
Eğer insanın kötülük yapma ihtimali olmasaydı, yaptığı iyiliklerin bir anlamı
olur muydu? Bir robot düşün:
- Programlanmış
- Hata
yapmıyor
- Sürekli
doğru davranıyor
Ama bu “iyilik” değildir. Çünkü seçim yoktur. Gerçek iyilik,
kötülük yapma ihtimali varken doğruyu seçmektir.
Günlük Hayatta Bu Gerçeği Nasıl Görürüz?
Bir insan düşün:
- Haksızlık
yapma fırsatı var
- Ama
adil davranmayı seçiyor
İşte bu, gerçek iyiliktir. Çünkü seçenek vardı ve o doğruyu
seçti.
Başka bir örnek:
Birine kötülük yapmak kolayken affetmeyi seçmek…
Bu da iyiliğin en güçlü hâlidir.
Kötülük Neden Tamamen Yok Edilmiyor?
Bu soru çok sorulur: “Madem Allah var, neden kötülüğü tamamen kaldırmıyor?”
Cevap şudur:
Eğer kötülük tamamen kaldırılırsa:
- özgür
irade ortadan kalkar
- imtihan
biter
- iyiliğin
anlamı kaybolur
Yani: Kötülüğün yokluğu, iyiliği de anlamsız hâle getirir.
Sonuç
Sonuç olarak iyilik ve kötülük, hayatın rastgele parçaları değil; bilinçli bir
sistemin parçasıdır. İyilik vardır çünkü insan seçebilir. Kötülük vardır çünkü
insan yanlış da seçebilir.
Hayatın anlamı da tam burada ortaya çıkar: Seçim yapmak.
İnsanın görevi:
- iyiliği
seçmek
- kötülükten
kaçınmak
- zor
durumlarda bile doğruyu aramak
Çünkü gerçek değer, kolay olanda değil; zor olanda doğru
kalabilmektir.
Unutma: Karanlık, ışığın değerini düşürmez. Aksine, onu görünür kılar.
İşte bu yüzden iyilik varken kötülük de vardır.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com