CEHENNEMİN YEDİ KAPISI: MEVKİ VE BİLİNÇ DÜZEYLERİ

 CEHENNEMİN YEDİ KAPISI: MEVKİ VE BİLİNÇ DÜZEYLERİ

Kur’an okurken zihnimize takılan, bizi derin derin düşünmeye sevk eden öyle kavramlar vardır ki, üzerlerindeki geleneksel pası sildiğimizde altından muazzam bir ufuk çıkar. İşte "cehennemin yedi kapısı" ifadesi de tam olarak böyle bir eşiktir. Geleneksel inanışlarda, çocukluğumuzdan beri bize anlatılan hikayelerde bu kapılar hep şöyle tasvir edildi: Yer altında, devasa demir sürgülü, içinden alevler fışkıran mekanik girişler ve kat kat inşa edilmiş fiziksel zindan coğrafyaları... Oysa Kur’an’ın bütünsel diline, o muazzam mecaz ve inşa örgüsüne baktığımızda, bu yedi kapının mekansal birer mimariden ziyade, insanın manevi alçalış mertebelerini, günah çeşitlerini ve bilincinin aşağıya doğru evrildiği mevkileri temsil ettiğini fark ederiz.
“Onun yedi kapısı vardır; her kapı için onlardan ayrılmış birer pay vardır.”
(Hicr, 15/44)
Ayetin sonundaki o can alıcı ifadeye dikkat etmek gerekir: "Her kapı için onlardan ayrılmış birer pay vardır." Bu ilahi beyan, cehenneme gidiş yollarının ve cehennem hayatındaki derecelerin, yani mevkilerin, kişilerin dünyada benimsedikleri sapkınlık türlerine ve işledikleri suçların niteliğine göre fıtri olarak şekillendiğini gösterir. Yani kapı, dışarıda bir yerde seni bekleyen nesnel bir yapı değil; bizzat senin bu dünyada kendi ellerinle ördüğün bilincindir.

Kapı Kavramının Kur’an’daki Anlam Boyutu
Şöyle bir düşünelim: Kur'an terminolojisinde "kapı" (bab) ne anlama gelir? Vahiy bize bu kelimeyi sadece ahşaptan, demirden veya taştan yapılmış fiziksel bir geçit olarak mı sunar? Elbette hayır. Kur'an dilinde kapı; bir bilince, bir yaşam tarzına, belirli bir ahlak düzeyine açılan giriş yoludur. İnsan daha bu dünyadayken kalbini, zihnini ve eylemlerini hangi olumsuz niteliğe açarsa, ebedi hayatta karşısına çıkacak olan o mevkiyi de bizzat o kapıdan girerek kendisi belirlemiş olur.

İşte cehennemin yedi kapısı, insanın fıtratından, yani özünden uzaklaşarak kendi içinde oluşturduğu yedi ana sapma ve alçalış mevkisini sembolize eder. Bu mevkileri evrensel insanlık suçları üzerinden okuduğumuzda karşımıza net bir tablo çıkar: Kibir, şirk, zulüm, riya (gösteriş), fıtri ahlaktan sapma, haksız kazanç ve vahiylere karşı körlük... Bunlar bilinci aşağıya çeken yedi ana arterdir. Kişi dünyada hayatını hangi kötücül haslet üzerine kurduysa, ahirette de o hasletin açtığı kapıdan içeri süzülür.

Dereceler ve Aşağıya Doğru Alçalan Mevkiler
Kur’an’ın kavramsal estetiğinde muazzam bir denge vardır. Cennetliklerin durumundan bahsederken "dereceler" yani yukarıya doğru yükselen basamaklar, manevi mevkiler ifadesi kullanılır. Çünkü iyilik, adalet ve tevhid insanı özgürleştirir, hafifletir ve yukarıya taşır. Cehennem için ise bunun tam tersi geçerlidir; orada aşağıya doğru bir iniş, bir dibe vuruş ve alçalış söz konusudur. Cehennemin homojen bir yer olmadığını, aksine işlenen suçun niteliğine göre belirlenmiş bir "mevki ve tabaka sistemi" olduğunu doğrulayan en net sarsıcı uyarılardan biri münafıklar için yapılır:
“Şüphesiz ki münafıklar, ateşin en aşağı tabakasındadırlar.”
(Nisâ, 4/145)

Ayette geçen "en aşağı tabaka" (ed-derki'l-esfel) ifadesi, bilincin ve ahlakın en dip noktasını tasvir eder. İkiyüzlülük, sahtekarlık ve nifak, insan onurunu büsbütün yok eden en ağır cürüm olduğu için, onun ahiretteki karşılığı da mevki olarak en diptedir. Demek ki cehennem tek düze bir ceza alanı değil, kalpteki karanlığın derinliğine göre katılaşan mevkiler bütünüdür.

Kendi Kapısını Kendi İnşa Eden İnsan
Hiç fark ettin mi, insan kötü bir eyleme veya düşünceye saplandığında aslında iç dünyasında bir cehennemin kapısını aralamış olur? Kıskançlık krizleriyle kavrulan, kibir kulesinden insanlara tepeden bakan ya da başkasının hakkını gasp eden birinin içi daha dünyadayken yangın yeri değil midir? İşte ahiretteki yedi kapı, bu dünyada ardına kadar açılan o yedi karanlık dehlizin görünür hale gelmesinden ibarettir.

Sonuç olarak cehennemin yedi kapısı; senin dışında, senden bağımsız inşa edilmiş bir sarayın ya da hapishanenin girişleri değildir. O kapılar, insanın kendi özgür iradesiyle dünyada yürümeyi seçtiği yedi farklı alçalış yolunun adıdır. Her bir kapı, belirli bir sapkınlık bilincini ve o bilincin ebedi alemde cisimleşeceği cezalandırma mevkisini temsil eder. Kur'an'ın duru sınırlarını çiğneyen, fıtratını bozan her insan, aslında hangi kötülüğün kapısını araladıysa ebedi hayatta da tam olarak o kapının temsil ettiği manevi boyutta ve mevkide yerini alacaktır.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com

  CEHENNEMİN YEDİ KAPISI: MEVKİ VE BİLİNÇ DÜZEYLERİ Kur’an okurken zihnimize takılan, bizi derin derin düşünmeye sevk eden öyle kavramlar ...