DİN GÜNÜNDE İNKÂRCILARIN YERLE BİR OLMA İSTEĞİ

 DİN GÜNÜNDE İNKÂRCILARIN YERLE BİR OLMA İSTEĞİ

Dünya hayatı insana uzun gibi görünür. İnsan planlar yapar, gelecek kurar, kendisini güçlü zanneder. Fakat Kur'an sürekli aynı gerçeği hatırlatır: Bu hayat geçicidir ve her insan mutlaka Allah'ın huzurunda hesap verecektir. İşte o gün Kur'an'ın "Din Günü", "Hesap Günü" veya "Karar Günü" diye haber verdiği gündür.

Bugün birçok insan Allah'ın uyarılarını önemsemeyebilir. Hesabın geleceğini uzak görebilir veya hiç gerçekleşmeyeceğini düşünebilir. Fakat Kur'an'a göre gerçek değişmez. İnsan inkâr etse de etmezse de o gün mutlaka gelecektir. İşte o gün, dünyada kendisini güçlü görenlerin bütün güçleri yok olacak, geriye yalnızca yaptıkları ameller kalacaktır.

Kur'an dikkat çekici bir gerçeği haber verir: Dünyada Allah'ın ayetlerini yalanlayanlar, o gün yaşayacakları dehşet karşısında keşke hiç var olmasaydık diyecek kadar büyük bir pişmanlığa düşeceklerdir.

Gerçeklerin Gizlenemeyeceği Gün
Dünya hayatında insan yanlışlarını örtmeye çalışabilir. İnsanlardan gizlenebilir, kendisini haklı gösterebilir veya vicdanını susturabilir. Ancak Allah'ın huzurunda bunların hiçbiri mümkün olmayacaktır.
"O gün inkâr eden ve o elçiye karşı gelenler isterler ki yer onları dümdüz etsin. Allah'tan hiçbir sözü gizleyemezler."
(Nisâ, 4/42)
Bu ayet çok çarpıcıdır. Dünyada Allah'ın ayetlerini önemsemeyenler artık konuşacak bir söz bulamayacaklardır. Öyle büyük bir mahcubiyet yaşayacaklardır ki, toprağın altında kalmayı, tamamen yok olmayı isteyeceklerdir. Çünkü artık bütün gerçekler ortaya çıkmıştır.

Düşün… Dünya hayatında insanlar bazen küçük bir hata yaptığında bile utanıp yerin dibine girmek ister. Kur'an'ın anlattığı o gün ise bütün hayatın ortaya döküldüğü, hiçbir sırrın gizlenemediği gündür. Böyle bir mahcubiyetin ne kadar ağır olacağını hayal etmek bile zordur.

Toprak Olmayı İsteyecekler
Kur'an, hesap gününün sonunda inkârcıların söyleyeceği en acı sözlerden birini haber verir.
"Şüphesiz biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi ellerinin önden gönderdiklerine bakacak, inkârcı ise: 'Ah keşke toprak olsaydım!' diyecektir."
(Nebe, 78/40)
Buradaki ifade, sıradan bir pişmanlık değildir. İnsan artık geri dönüş olmadığını anlamıştır. Dünya hayatında kendisine verilen fırsatlar sona ermiştir. İnkâr ettiği gerçekleri kendi gözleriyle görmektedir. İşte bu yüzden yaşamış olmamayı, toprağa dönüşmüş olmayı isteyecektir.

Bu ayet aynı zamanda önemli bir gerçeği de öğretir. Pişmanlık, zamanı geçtikten sonra insana hiçbir fayda sağlamaz. Asıl değerli olan, fırsat devam ederken doğruyu bulabilmektir.

Amel Defteri Elden Verildiğinde
Kur'an, insanların hesap günü amel defterlerini alacaklarını bildirir. O gün herkes hayatının eksiksiz kaydını önünde bulacaktır. Sağ tarafından kitabını alanlar sevinirken, kitabı sol tarafından verilenler tarifsiz bir pişmanlık yaşayacaktır.
"Kitabı sol tarafından verilene gelince o şöyle der: 'Keşke kitabım bana verilmeseydi. Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim. Keşke ölüm her şeyi bitirseydi.'"
(Hâkka, 69/25-27)
Dikkat edilirse burada kişi artık ölüm istemektedir. Dünyada ölümden kaçan insan, hesap gününde ölümü bir kurtuluş olarak görecektir. Fakat artık ikinci bir ölüm yoktur. Hesap başlamıştır ve herkes yaptığının karşılığını görecektir. Bu ayetler bize önemli bir ders verir. İnsan dünyada yaptığı hiçbir davranışın kaybolacağını zannetmemelidir. İyilik de kötülük de Allah katında kayıt altındadır.

İtirafın Fayda Vermeyeceği An
Kur'an'a göre hesap günü herkes gerçeği kabul edecektir. Çünkü artık inkâr edilecek hiçbir şey kalmamıştır.
"Onlar derler ki: 'Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Günahlarımızı da itiraf ettik. Şimdi çıkmaya bir yol var mı?'"
(Mü'min, 40/11)
Dünyada kibirlerinden dolayı Allah'ın ayetlerini reddeden insanlar, artık bütün suçlarını kendileri itiraf edeceklerdir. Fakat bu itirafın fayda sağlayacağı zaman geçmiş olacaktır. Kur'an'ın üzerinde durduğu nokta budur. Allah insanlara düşünmeleri, araştırmaları ve doğruyu bulmaları için ömür vermiştir. Hesap günü ise artık tercih değil, karşılık günüdür.

Hiç Kimseye Haksızlık Edilmeyecektir
Kur'an'ın anlattığı hesap günü yalnızca ceza günü değildir. Aynı zamanda mutlak adalet günüdür. Hiç kimseye en küçük bir haksızlık yapılmayacaktır.
"Bugün her nefis kazandığının karşılığını alacaktır. Bugün hiçbir haksızlık yoktur. Şüphesiz Allah hesabı çok çabuk görendir."
Mü'min, 40/17)
İnsanların kurduğu mahkemelerde eksikler olabilir. Deliller kaybolabilir, şahitler yanılabilir veya adalet tam gerçekleşmeyebilir. Fakat Allah'ın hükmünde böyle bir ihtimal yoktur. Her söz, her niyet ve her davranış eksiksiz olarak değerlendirilecektir.

Bu nedenle Kur'an, müminlerin hesap gününden korkmasını değil; ona hazırlanmasını ister.

Dünya Hayatı Bir Fırsattır
Kur'an'ın bu uyarılarının amacı insanı umutsuzluğa düşürmek değildir. Tam tersine, henüz vakit varken doğru yolu seçmesini sağlamaktır. Allah, defalarca ayetler göndererek insanı düşünmeye çağırır. Akletmesini, delilleri değerlendirmesini ve hakikate yönelmesini ister. Çünkü hesap günü geldiğinde artık iman etmenin veya pişman olmanın bir faydası olmayacaktır.

Bugün nefes alan herkes için kapı açıktır. Tevbe mümkündür. Yanlıştan dönmek mümkündür. Allah'ın kitabına yönelmek mümkündür. Fakat bu imkân dünya hayatıyla sınırlıdır.

Sonuç
Din günü geldiğinde inkârcılar, dünyada önemsemedikleri gerçeğin bütün açıklığıyla karşılarına çıktığını göreceklerdir. Artık ne mazeret ileri sürebilecekler ne de gizleyebilecekleri bir söz kalacaktır. Yerin kendilerini örtmesini, hatta hiç yaratılmamış olmayı isteyecek kadar büyük bir pişmanlık yaşayacaklardır.

Kur'an bu sahneleri korkutmak için değil, uyandırmak için anlatır. Çünkü Allah, insanın pişman olacağı günü beklemesini değil, bugün düşünüp karar vermesini ister. Her insan kendisine şu soruyu sormalıdır: Hesap günü gelmeden önce Allah'ın çağrısına kulak verenlerden mi olacağım, yoksa gerçeği gördüğünde "Keşke..." diyenlerden mi?

Kur'an'ın çağrısı açıktır. Hesap günü gelmeden önce Allah'ın kitabına yönelen, salih ameller işleyen ve yalnız O'na teslim olan kimse için umut vardır. Fakat gerçeği sürekli erteleyenler için pişmanlığın fayda vermeyeceği bir gün mutlaka gelecektir.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.

aydinorhon.com

 

  DİN GÜNÜNDE İNKÂRCILARIN YERLE BİR OLMA İSTEĞİ Dünya hayatı insana uzun gibi görünür. İnsan planlar yapar, gelecek kurar, kendisini güçl...