MESÂNÎ SİSTEMİ: KUR’AN’IN KENDİ KENDİNİ AÇIKLAYAN YAPISI
Kur’an
kendisini anlatırken kullandığı önemli kavramlardan biri “mesânî”
kavramıdır. Bu kavram çoğu zaman “tekrarlanan” şeklinde çevrilir. Ancak
Kur’an’ın bütününe bakıldığında mesânî, sadece tekrar anlamına gelmez. Çünkü
Kur’an’da aynı konular bazen tekrar edilir, bazen karşıtlarıyla birlikte
anlatılır, bazen de bir ayette kısa verilen bir konu başka bir ayette
ayrıntılandırılır.
Allah şöyle buyurur:
“Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve mesânî olan bir kitap olarak
indirdi...”
(Zümer, 39/23)
Bu ayette geçen mesânî kavramı, Kur’an’ın anlam üretme yöntemini anlatmaktadır.
Kur’an'ın birçok konusu, tek bir ayete bakılarak değil, aynı konudaki ayetlerin
birlikte okunmasıyla anlaşılır.
Mesânî ve
Karşıtlık Sistemi
Kur’an'ın en dikkat
çekici özelliklerinden biri, hakikati çoğu zaman karşıtıyla birlikte
anlatmasıdır.
Örneğin:
“Kör ile gören bir olmaz.”
(Fatır, 35/19)
Burada yalnızca görenlerden söz edilmez. Görenin değeri, kör ile
karşılaştırılarak ortaya konur.
Aynı şekilde:
“Karanlıklarla aydınlık bir olmaz.”
(Fatır, 35/20)
“Gölge ile
sıcaklık da bir olmaz.”
(Fatır 35:21)
“Dirilerle
ölüler de bir olmaz.”
(Fatır 35:22)
Bu ayetlerde Allah
peş peşe karşıtlıklar vererek düşünmemizi ister. Çünkü insan çoğu zaman bir
şeyi, zıddını görünce daha iyi anlar.
Nitekim Zümer suresinde de şöyle sorulur:
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
(Zümer, 39/9)
Burada bilgi anlatılırken cehalet de gündeme getirilir. Çünkü mesânî
sisteminde anlam, çoğu zaman karşıt kutuplar arasında ortaya çıkar.
Mesânî ve
Cennet-Cehennem Dengesi
Kur’an'ın hiçbir
yerinde yalnızca ödül veya yalnızca ceza anlatılmaz. İkisi birlikte verilir.
Örneğin:
“Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenlere altlarından ırmaklar akan
cennetler vardır.”
(Buruc, 85/11)
Bunun hemen öncesinde ise inkâr edenlerin durumundan söz edilir:
“İnkâr edenlere cehennem azabı vardır.”
(Buruc 85/10)
Benzer şekilde:
“Rahmetim her şeyi kuşatmıştır.”
(Araf 7/156)
Ancak başka
ayetlerde:
“Benim azabım da pek şiddetlidir.”
(Hicr, 15/50)
Allah yalnızca rahmetten söz etmez. Yalnızca azaptan da söz etmez. İkisini
birlikte vererek denge kurar. Bu da mesânî sisteminin bir parçasıdır.
Mesânî ve
Ayetlerin Birbirini Açıklaması
Kur’an'da bir
konu bazen kısa geçilir, başka bir yerde ayrıntılandırılır. Örneğin Kur’an'da
namaz emri birçok yerde geçer:;
“Namazı dosdoğru kılın.”
(Bakara, 2/43)
Bu ayeti okuyan biri şu soruyu sorabilir:b"Namaz insanı neye
ulaştırır?"
Cevap başka bir ayette gelir:
“Namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.”
(Ankebut, 29/45)
Yine başka bir ayette namazın amacı açıklanır:
“Beni anmak için namaz kıl.”
(Taha, 20/14)
Böylece bir ayette verilen emir, başka ayetlerde açıklanmış olur.
Mesânî ve
Yaratılış Konusu
İnsanın yaratılışı da
farklı ayetlerle anlatılır.
Bir ayette:
“Sizi topraktan yarattı.”
(Fatır 35/11)
Başka bir ayette:
“Andolsun insanı çamurdan süzülmüş bir özden yarattık.”
(Müminun, 23/12)
Başka bir
yerde:
“İnsanı
kuru bir çamurdan yarattı.”
(Hicr, 15/26)
İlk bakışta farklı
ifadeler varmış gibi görünür. Ancak ayetler birlikte okunduğunda biri diğerini
açıklamakta ve yaratılışın farklı yönlerini göstermektedir.
Mesânî ve
Takva Kavramı
Takva da tek bir
ayetle açıklanmaz.
Bir ayette:
“Allah katında en üstün olanınız, takvaca en ileri olanınızdır.”
(Hucurat, 49/13)
Peki takva nedir?
Bakara suresi cevabı verir:
“Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyilik; Allah'a,
ahiret gününe, meleklere, kitaba ve nebilere iman eden, malını yakınlara,
yetimlere, yoksullara veren, namazı kılan, söz verdiğinde sözünü tutan ve
zorluklarda sabredenlerin davranışıdır...”
(Bakara, 2/177)
Burada takvanın içeriği açıklanır. Bir ayet kavramı verir, başka bir
ayet o kavramın içini doldurur. İşte mesânî sistemi budur.
Mesânî ve
Kur’an'ın Kendi Tefsiri
Kur’an sık sık
insanları düşünmeye çağırır:
“Kur’an'ı gereği gibi düşünmüyorlar mı?”
(Nisa, 4/82)
“Onlar
Kur’an üzerinde derin derin düşünürler.”
(Muhammed 47/24)
Bu çağrılar
gösteriyor ki Kur’an'ın anlaşılması için ilk başvurulacak yer yine Kur’an'ın
kendisidir. Bir ayette kapalı duran bir konu, başka bir ayette açılır.
Bir ayette verilen bir hüküm, başka bir ayette sınırlandırılır. Bir
ayette anlatılan bir olay, başka bir ayette ayrıntılandırılır. Bu
nedenle mesânî sistemi, Kur’an'ın dağınık değil, birbirine bağlı bir anlam ağı
oluşturduğunu gösterir.
Sonuç
Mesânî,
yalnızca "tekrar" demek değildir. Kur’an'da mesânî:
- Karşıtlıklarla anlam kurmaktır.
- Bir ayetin diğer ayeti
açıklamasıdır.
- Kısa verilen bir konunun başka
yerde detaylandırılmasıdır.
- Cennet ile cehennemin, iman ile
inkârın, nur ile karanlığın birlikte anlatılmasıdır.
- Kur’an'ın kendi içinde bütünlük
oluşturmasıdır.
Bu nedenle
Kur’an'ı anlamak isteyen kişi, tek bir ayete değil, aynı konu hakkında inen
bütün ayetlere bakmalıdır. Çünkü Kur’an'ın yöntemi parçalı değil, mesânîdir;
yani birbirini tamamlayan, açıklayan ve dengeleyen bir sistemdir. Bu sistem
görüldüğünde, Kur’an'ın kendi kendini açıklayan muhteşem yapısı daha net ortaya
çıkar.
Gerçek olan
Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve
esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com