KUR'AN'IN REHBERLİĞİ: İSLAM'IN TEMEL İLKELERİ

 KUR'AN'IN REHBERLİĞİ: İSLAM'IN TEMEL İLKELERİ

İnsan, yaratılışı gereği bir rehbere ihtiyaç duyar. Hayatın her alanında doğru ile yanlışı, hak ile batılı, adalet ile zulmü birbirinden ayırabilecek sağlam bir ölçüye sahip olmadığında, zamanla kendi arzularını ölçü edinmeye başlar. Tarih boyunca yaşanan sapmaların temelinde de bu gerçek vardır. Allah ise insanı başıboş bırakmamış, ona doğru yolu gösterecek vahyi indirmiştir. İşte Kur'an, bu ilahi rehberliğin son ve korunmuş kitabıdır.

Kur'an'ın en önemli özelliği, sadece belirli bir döneme veya topluma hitap etmemesidir. O, kıyamete kadar yaşayacak bütün insanlara seslenen hem tarihsel hem de evrensel bir rehberdir. Bu yüzden Kur'an, yalnızca okunmak veya güzel sesle tilavet edilmek için değil; anlaşılmak, düşünülmek ve yaşanmak için indirilmiştir.

Allah Yolun Rehberidir
İnsanlar tarih boyunca sayısız düşünce sistemi, inanç ve ideoloji üretmiştir. Her biri kendi yolunun doğru olduğunu iddia etmiştir. Fakat hak yolu belirleme yetkisi insanlara değil, yalnızca Allah'a aittir.
"Yolun doğrusu Allah'a aittir. Yolun eğrisi de vardır. Eğer dileseydi sizi hep birlikte doğru yola iletirdi."
(Nahl, 16/9)
Bu ayet çok önemli bir gerçeği ortaya koymaktadır. Doğru yolu belirleyen toplumlar, din adamları, mezhepler veya gelenekler değildir. Doğru yolun sahibi Allah'tır. O halde Müslümanın ilk başvuracağı kaynak da yalnızca Allah'ın vahyi olmalıdır.

Düşünelim... Bir makineyi üreten firma onun kullanım kılavuzunu hazırlıyorsa, insanı yaratan Allah da insan hayatının kılavuzunu göndermiştir. İnsan kendi aklıyla yeni bir kullanım kılavuzu yazmaya kalkarsa hata yapması kaçınılmaz olur.

Kur'an Şüphesiz Bir Rehberdir
Kur'an kendisini yalnızca kutsal bir kitap olarak değil, aynı zamanda bir rehber olarak tanıtır. Rehber ise yol gösteren, yanlışlardan koruyan ve hedefe ulaştırandır.
"Bu Kitap, kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan, Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar için bir rehberdir."
(Bakara, 2/2)
Kur'an'ın rehberliği sadece ibadetlerle sınırlı değildir. İnsan ilişkileri, aile hayatı, ticaret, miras, adalet, yönetim, ahlak, eğitim ve toplum düzeni gibi hayatın bütün alanlarını kapsar.

Kur'an'ın rehberliğini kabul eden kişi, hayatını parçalar hâlinde yaşamaz. Camide başka, iş yerinde başka, evinde başka bir anlayış benimsemez. Çünkü Allah'ın rehberliği hayatın tamamını kuşatmaktadır.

Kur'an Her Şeyi Açıklayan Bir Kitaptır
Bazıları Kur'an'ın sadece inanç esaslarını anlattığını, dinin ayrıntılarının başka kaynaklardan öğrenileceğini ileri sürmektedir. Oysa Kur'an kendisini farklı şekilde tanıtmaktadır.
"Sana bu Kitabı, her şeyi açıklayan, doğru yolu gösteren, rahmet ve Müslümanlara müjde olarak indirdik."
(Nahl, 16/89)
Bir başka ayette ise şöyle buyrulur:

"Biz Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık."
(En'âm, 6/38)

Yine Kur'an şöyle der:
"Bu, ayetleri ayrıntılı kılınmış bir kitaptır."
(Fussilet, 41/3)
Bu ayetler birlikte okunduğunda açıkça görülmektedir ki Allah, insanın din adına ihtiyaç duyacağı temel ölçüleri eksiksiz olarak vahyinde bildirmiştir. Elbette her ayrıntı teknik bir kullanım kitabı gibi verilmemiştir. Ancak dinin hükümleri, ilkeleri ve insanı kurtuluşa ulaştıracak esaslar eksiksiz şekilde açıklanmıştır.

Kur'an Düşünmeyi Emreder
Kur'an'ın dikkat çeken yönlerinden biri de insanı körü körüne inanmaya çağırmamasıdır. Aksine sürekli düşünmesini, akletmesini ve delil istemesini emreder.
"Onlar Kur'an üzerinde hiç düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitler mi var?"
(Muhammed, 47/24)

Başka bir ayette ise şöyle denilir:
"Biz bu Kitabı sana indirdik ki ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar."
(Sad, 38/29)
Hiç fark ettin mi? Kur'an'ın en çok kullandığı çağrılardan biri "akletmez misiniz?", "düşünmez misiniz?", "ibret almaz mısınız?" sorularıdır. Çünkü Allah, bilinçsiz bir taklit değil; bilinçli bir iman istemektedir.

Kur'an İnsanları Birleştirir
İnsanlar Allah'ın kitabına sarıldıkları sürece birlik içinde kalmışlardır. Ne zaman ki vahyin yerine insanlar tarafından üretilen anlayışlar geçirilmiş, işte o zaman ayrılıklar başlamıştır.

"Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin."
(Âl-i İmrân, 3/103)
Allah'ın ipi nedir? Kur'an'ın kendi açıklamasına göre Allah'ın indirdiği vahiydir. İnsanları bir araya getirecek ortak ölçü de budur. Çünkü herkesin kabul edebileceği tek ilahi kaynak Kur'an'dır.

İslam'ın Ölçüsü Allah'ın Dini Olmalıdır
Kur'an, Allah katında geçerli dinin İslam olduğunu bildirir. Bu İslam; teslimiyet, Allah'a yöneliş ve O'nun vahyine bağlılık anlamına gelir.
"Şüphesiz Allah katında din İslam'dır."
(Âl-i İmrân, 3/19)

Yine şöyle buyrulur:
"Kim İslam'dan başka bir din ararsa, ondan asla kabul edilmeyecektir. O, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır."
(Âl-i İmrân, 3/85)
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Allah'ın kabul ettiği İslam, insanların sonradan eklediği yorumlardan oluşan bir din değildir. Allah'ın kabul ettiği din, vahyin ortaya koyduğu saf teslimiyettir.

Adalet Rehberliğin Vazgeçilmez İlkesidir
Kur'an'ın rehberliği sadece ibadetleri öğretmez. Aynı zamanda güçlü bir adalet anlayışı inşa eder.
"Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun; bu takvaya daha uygundur."
(Mâide, 5/8)
Adalet sadece dostlara karşı değil, düşmanlara karşı da korunmalıdır. Kur'an'ın öğrettiği adalet anlayışı kişilere göre değişmez. Menfaatin olduğu yerde eğilip bükülmez.

Toplumların huzuru güçlü olmaktan değil, adaletli olmaktan geçer.

Kur'an Rahmettir
Kur'an sadece yasaklar koyan bir kitap değildir. O aynı zamanda insanı karanlıklardan aydınlığa çıkaran bir rahmettir.
"Ey insanlar! Size Rabb’inizden bir öğüt, gönüllerde olana bir şifa, inananlar için bir hidayet ve rahmet gelmiştir."
(Yûnus, 10/57)
Kur'an insanın yalnızca davranışlarını değil, kalbini de inşa eder. Kibir yerine tevazuyu, kin yerine affı, bencillik yerine paylaşmayı, zulüm yerine merhameti yerleştirir.

Kur'an'ın Rehberliğinden Yüz Çevirmek
Kur'an sadece rehberlik etmekle kalmaz; ondan uzaklaşmanın sonucunu da bildirir.
"Kim Benim zikrimden yüz çevirirse onun için sıkıntılı bir hayat vardır. Kıyamet günü onu kör olarak haşrederiz."
(Tâhâ, 20/124)
Bugün insanların yaşadığı manevi boşlukların, ahlaki çöküşlerin ve toplumsal huzursuzlukların önemli sebeplerinden biri, vahyin hayatın merkezinden uzaklaştırılmasıdır. İnsan kendi koyduğu ölçülerle mutlu olacağını zanneder; fakat sonunda yeni problemler üretir.

Allah'ın rehberliği ise insanı hem dünya hem de ahiret mutluluğuna ulaştırmayı hedefler.

Kur'an'a Sarılmak Bir Tercih Değil, Sorumluluktur
Kur'an okunup rafa kaldırılacak bir kitap değildir. O, hayatı inşa eden bir kitaptır. Her kararımızda, her davranışımızda ve her değerlendirmemizde onun ölçülerine başvurmak, Müslümanın temel sorumluluğudur.

Bugün kendimize şu soruyu samimiyetle sormamız gerekir:

Hayatımıza gerçekten Kur'an mı yön veriyor, yoksa alışkanlıklarımız, çevremiz, geleneklerimiz ve bize öğretilen kalıplar mı?

Kur'an'ın rehberliğine güvenen kişi, insanların peşinden değil, Allah'ın gösterdiği yolun peşinden gider. Çünkü bilir ki insan yanılabilir; fakat Allah'ın sözü asla yanılmaz.
"Şüphesiz bu Kur'an en doğru olana iletir; salih ameller işleyen müminlere büyük bir ödül olduğunu müjdeler."
(İsrâ, 17/9)
Kur'an'ın rehberliği yalnızca bir bilgi kaynağı değildir; aynı zamanda bir hayat nizamıdır. Onu anlayarak okuyan, üzerinde düşünen ve hayatına uygulayan kişi, yalnızca doğru bilgiye ulaşmış olmaz; aynı zamanda Allah'ın gösterdiği dosdoğru yolda yürümeye başlar. İşte gerçek güven, gerçek huzur ve gerçek kurtuluş da ancak bu ilahi rehberliğe teslim olmakla mümkündür.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com

 

 

  KUR'AN'IN REHBERLİĞİ: İSLAM'IN TEMEL İLKELERİ İnsan, yaratılışı gereği bir rehbere ihtiyaç duyar. Hayatın her alanında doğru...