KÜTÜB-İ SİTTE'Yİ KİMLER DERLEDİ?

 KÜTÜB-İ SİTTE'Yİ KİMLER DERLEDİ?

Bugün milyonlarca Müslümanın din adına başvurduğu hadis kitaplarını kimlerin derlediğini hiç düşündün mü? Bu kişilerin Nebi Muhammed'i gördüklerini, onunla birlikte yaşadıklarını veya vahye şahit olduklarını sananlar bile vardır. Oysa tarih bize bambaşka bir tablo göstermektedir.

Önce tarihleri hatırlayalım.
Nebi Muhammed yaklaşık 571 yılında doğmuş, 632 yılında vefat etmiştir.
Şimdi ise Kütüb-i Sitte olarak bilinen altı hadis kitabının müelliflerine bakalım.

Müellif

Doğum

Ölüm

Doğum Yeri

İmam Buhari

810

870

Buhara

İmam Müslim

821

875

Nişabur

İmam Ebû Dâvûd

817

889

Sicistan

İmam Tirmizî

824

892

Tirmiz

İmam İbn Mâce

824

887

Kazvin

İmam Nesâî

829

915

Nesâ (Horasan)

Görüldüğü gibi bu altı muhaddisin hiçbiri Nebi Muhammed döneminde yaşamamıştır. En erken doğan Buhari bile Resul'ün vefatından yaklaşık 178 yıl sonra dünyaya gelmiştir.

Dolayısıyla bu kişiler, Resul'den doğrudan hadis dinlememişlerdir. Kendilerine ulaşan rivayetleri, isnat zincirlerini ve ravileri inceleyerek eserlerini meydana getirmişlerdir.

Hadis usulü kaynaklarında aktarıldığına göre, bu âlimler yüz binlerce rivayet toplamış, ancak bunların çok büyük kısmını güvenilir bulmayarak eserlerine almamıştır.

Hadis Derleyicilerinin Rivayetleri Değerlendirme Oranları

Müellif

Ulaştığı Rivayet (Yaklaşık)

Kitabına Aldığı (Tekrarsız Yaklaşık)

Kabul Oranı

Buhari

600.000

2.602

%0,43

Müslim

300.000

3.033

%1,01

Ebû Dâvûd

500.000

4.800

%0,96

Tirmizî

300.000

3.956

%1,32

İbn Mâce

400.000

4.341

%1,09

Nesâî

200.000

5.761

%2,88

Not: Bu sayılar klasik biyografi ve hadis usulü eserlerinde yer alan yaklaşık rakamlardır. Farklı kaynaklarda küçük farklılıklar bulunabilir.

Şimdi burada durup düşünelim. Hadis âlimlerinin kendileri bile kendilerine ulaşan rivayetlerin yaklaşık yüzde doksan dokuzunu güvenilir bulmamış ve eserlerine almamıştır. Yani duydukları her sözü "hadistir" diyerek kabul etmemişlerdir. Peki bugün neden Kur'an ölçüsünü esas alarak rivayetleri değerlendiren insanlar "hadis inkârcısı" olmakla suçlanmaktadır?

Biz, hadis âlimlerinden farklı bir yöntem önermiyoruz. Sadece onların ravilere uyguladığı incelemeye ilave olarak, Allah'ın kitabını en üstün ölçü kabul ediyoruz.

Çünkü raviler yanılabilir. Hafızalar unutabilir. İnsanlar hata edebilir. Fakat Allah'ın vahyi korunmuştur. Rabb'imiz şöyle buyuruyor:
"Allah kuluna yetmez mi?"
(Zümer, 39/36)

"De ki: Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben yalnız O'na tevekkül ettim." (Zümer, 39/38)

"Rabb’in vekil olarak yeter."
(İsrâ, 17/65)

"Allah hesap görücü olarak yeter."
(Nisâ, 4/6)

"Allah bilen olarak yeter."
(Nisâ, 4/70)
Kur'an'ın bu açık beyanları ortadayken, Resul'den yaklaşık iki asır sonra derlenen rivayetleri Allah'ın koruduğu vahyin önüne geçirmek doğru olabilir mi?

Üstelik Kütüb-i Sitte'nin kendi içinde aynı konuda farklı rivayetler bulunduğu gibi, Kur'an'ın açık hükümleriyle bağdaşmayan rivayetler de bulunmaktadır. Böyle bir durumda mümin için en güvenilir ölçü, Allah'ın koruması altında bulunan Kur'an'dır. Rabb'imiz son sözü söylemektedir:
"İşte bunlar Allah'ın sana gerçek olarak okuduğumuz ayetleridir. Artık Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?"
(Câsiye, 45/6)

Kur'an elimizdeyken hidayet için başka bir temel aramaya ihtiyaç yoktur. Mümin için asıl güvenilecek kaynak Allah'ın indirdiği Kitap'tır.

Kaynak

  1. İbn Hacer el-Askalânî, Hedyü's-Sârî Mukaddimetü Fethu'l-Bârî.
  2. Zehebî, Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ.
  3. Hatîb el-Bağdâdî, Târîhu Bağdâd.
  4. İbn Hallikân, Vefeyâtü'l-A'yân.
  5. Muhammed Mustafa el-A'zamî, Studies in Early Hadith Literature.
  6. Jonathan A. C. Brown, The Canonization of al-Bukhari and Muslim.
  7. TDV İslâm Ansiklopedisi: "Buhârî", "Müslim", "Ebû Dâvûd", "Tirmizî", "Nesâî", "İbn Mâce".

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati arayan ve yalnızca Allah'ın kitabını kendisine rehber edinenlerin üzerine olsun.
aydinorhon.com

 

  NEDEN ÖNCE KUR'AN? Bir insan dinini öğrenmeye nereden başlamalıdır? Bu sorunun cevabı aslında çok açıktır. Dini gönderen Allah olduğun...