YÜCE ALLAH’IN DİNİNDE Kİ EMİRLERİ ve MESHEPLERİN UYGULAMALARI…

 

                       Öncelikle Yüce Rabb'imizin buyruklarına bakalım:

 

Maide 3. Ayet:
Ölü eti, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yüksek bir yerden düşmüş, boynuzlanmış yırtıcı hayvan tarafından yenmiş, -(henüz canlıyken yetişip) kestikleriniz hariç,dikili taşlar üzerine boğazlanan (hayvanlar) ve faloklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır (günahla yoldan sapmadır.) Bugün inkâra sapanlar, sizin dininizden (dininizi yıkmaktan) umut kesmişlerdir; artık onlardan korkmayın benden korkun. Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçip-beğendim. Kim 'şiddetli bir açlıkta kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa' -günaha eğilim göstermeksizin(bu haram saydıklarımızdan yetecek kadar yiyebilir.) Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Nahl 116. Ayet:
Allah’a karşı yalan uydurmak için dillerinizin süslediği yalanla “Bu helaldir, bu haramdır” demeyin. Bu yalanı Allah’a atfetmeyin. Yalanlarını Allah’a atfedenler umduklarına kavuşamazlar.

16 Nahl Suresi 14. Ayet;
Kendisinden taze et (balık) yemeniz ve içinden giyeceğiniz (takacağınız) bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren de O'dur. Gemilerin denizi yarıp orada gittiğini görürsün. (Bu durum, Allah'ın) nimetlerinden aramanız ve şükretmeniz içindir.

5 Maide Suresi 96. Ayet;
Hem size hem de yolculara yarar sağlamak üzere deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun!

2 Bakara Suresi 168-169. Ayet;
Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların temiz (ve) helal olanlarından yiyin!* Şeytanın adımlarını izlemeyin!* Şüphesiz ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
O, size ancak kötülüğü, çirkinliği ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.

7 Araf Suresi, 157. Ayet;
(Yani) yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları Elçi'ye, o ümmi* Peygamber'e uyanlara (yazacağım) ki (o Peygamber), onlara iyiliği emreder (öğütler), onları kötülükten engeller (sakındırır); onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar;* kendilerinden ağır yüklerini ve üzerlerindeki zincirleri kaldırır (atar). Ona (o Peygamber'e) inanıp saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nur'a (Kur'an'a) uyanlar, kurtulanların ta kendileridir."

 

          Şimdi de ayetlerden ne anladık özetleyelim:

 

         Yüce Allah, bazı ayetlerinde ölü eti, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar, boğulmuş, vurulmuş ya da yüksek bir yerden düşerek ölenler, boynuzlanmış hayvanlar ve yırtıcı bir hayvan tarafından yenmiş olanları (henüz canlıyken kesilenler hariç) haram kıldığını bildirmiştir. Ayrıca, dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet aramak da bu haramlar arasındadır. Ancak, şiddetli bir açlıkla karşılaştığımızda, bu haramların geçici olarak kaldırılacağını ve o an için yetecek kadar yemeye izin verileceğini unutmamalıyız. Süs eşyası takmakta bir sakınca yoktur. İhramsın olduğumuz durumlarda deniz mahsullerini avlayabilir ve tüketebiliriz. Bununla birlikte, helal olan yiyeceklerin hem maddi hem de manevi açıdan temiz olmasına dikkat etmeliyiz.

         Bunların dışında kabaca her şey helaldir. "Kabaca" ifadesinin önemini vurgulamak istiyorum. Bu bağlamda, "O zaman keyif verici içkiler de helal mi?" gibi sorular gündeme gelmemelidir. Dinin yasakladığı işler ve davranışlar haram olarak tanımlanır. Örneğin, denizden çıkardığınız her şeyi mideniz alıyorsa ve size göre temizse, bunu tüketme hakkına sahipsinizdir. Ancak bazı mezhepler, zargana balığını yemeyi kabul etmez. Bunun sebebi, zargana balığının yılandan benzerlik göstermesidir. Oysa yılanın haram olduğuna dair herhangi bir ayet bulunmamaktadır. İşte bu yüzden, bu tür yasakların neye dayandırıldığını sorgulamak gerekir.

Şimdi buyurun cenaze namazına: 


MEZHEPLER ARASINDAKİ FARKLAR

 

 

KONULAR

HANEFİ

MALİKİ

ŞAFİİ

HANBELİ

1

Ölü hayvanın derisi helal midir?

Haram

Helal

Haram

Helal

2

Yılan balığı yemenin hükmü nedir?

Helal

_

_

Haram

3

Erkeğin kırmızı elbise giymesinin hükmü nedir?

Mekruh

Helal

Haram

Mekruh

4

Erkeğin sarı elbise giymesinin hükmü nedir?

Haram

Helal

Haram

Haram

5

Ud, zurna, dümbelek, boru davul çalmak nedir?

Mekruh

Helal

Helal

Haram

6

Karga eti yemenin hükmü nedir?

Haram

Helal

Haram

Haram

7

At eti yemenin hükmü nedir?

Haram

Helal

_

_

8

Midye yemenin hükmü nedir?

Haram

Helal

_

_

9

İstiridye yemenin hükmü nedir?

Haram

Helal

_

_

10

Kırlangıç eti yemenin hükmü nedir?

Helal

Helal

Haram

Haram

11

Kartal eti yemenin hükmü nedir?

Haram

Helal

Haram

Haram

12

İlk iki rekatta Fatiha okumanın hükmü nedir?

Vacip

Farz

Farz

Farz

13

Rüku ve secdelerde tesbih etmek nedir?

Sünnet

_

Sünnet

Vacip

14

İlk iki rekatta Fatiha’dan sonra sure okumak nedir?

Vacip

Mübah

Sünnet

Sünnet

15

Vitir namazının hükmü nedir?

Vacip

Sünnet

Sünnet

Sünnet

16

Tüysüz bir delikanlıya değen erkeğin abdesti bozulur mu?

Hayır

Evet

Hayır

Hayır

17

Namazda selam almak abdesti bozar mı?

Evet

Hayır

_

_

18

Namaz kılan kimsenin önünden geçilmesinin haram olduğu mesafe ne kadardır?

40 kulaç

1 kulaç

3 kulaç

3 kulaç

19

Namaz içinde unutarak konuşmak namazı bozar mı?

Evet

Hayır

Hayır

Evet

20

Namazda “ah” ve “of” demek namazı bozar mı?

Evet

Hayır

Evet

Evet

21

Abdestin farzları kaçtır?

4

7

6

7

22

Abdesti belli bir sıra ile almak farz mıdır?

Hayır

Hayır

Evet

Evet

 

23

Abdesti ara vermeksizin almak farz mıdır?

Hayır

Evet

Hayır

Evet

24

Abdestin sünnetlerinin sayısı kaçtır?

18

8

30

20

25

Misvak kullanmak sünnet midir?

Evet

Hayır

Evet

Evet

26

Abdestte ellerin, yüzün ve kolların üçer kere yıkanması sünnet midir?

Evet

Hayır

Evet

Evet

27

Abdestte kulaklar kaç defa mesh edilmelidir?

1

1

3

1

28

Abdesti bozan şeylerin sayısı kaçtır?

12

3

5

8

29

Cinsel organına dokunmak abdesti bozar mı?

Hayır

Evet

Evet

Evet

30

Namazda kahkaha ile gülmek abdesti bozar mı?

Evet

Hayır

Hayır

Hayır

31

Deve eti yemek ve cenazeyi yıkamak abdesti bozar mı?

Hayır

Hayır

Hayır

Evet

32

Abdest şüphe ile bozulur mu?

Hayır

Hayır

Hayır

Evet

33

Kan akması abdesti bozar mı?

Evet

Hayır

Hayır

Hayır

34

Delikli meshin üzerinden mesh etmek caiz midir?

Evet

Evet

Hayır

Hayır

35

Gusül abdesti almayı gerektiren sebeplerin sayısı kaçtır?

7

4

5

6

 

36

Gusül abdestinin farzları kaç tanedir?

11

5

3

-

37

Umursamazlıktan veya tembellikten dolayı namaz kılmayanın hükmü nedir?

Hapsedilir, kanatılana kadar dövülür, öldürülür

Tövbe etmezse öldürülür

Üç gün içinde tövbe etmezse öldürülür

Üç gün içinde tövbe etmezse öldürülür

38

Ezanın sözleri peşpeşe okunmasa da geçerli olur mu?

Evet

Evet

Hayır

Hayır

39

Namazı bitirirken selam vermenin farz olduğu miktar nedir?

Farz değildir

1 tarafa vermek farzdır

1 tarafa
Vermek
farzdır

2 tarafa vermek farzdır

40

Erkeğin avret yeri neresidir?

Göbeği ile diz kapağı arası

Ön ve arka uzuvları

Göbeği ile diz kapağı arası

Göbeği ile diz kapağı arası

41

Ölüyü yıkarken ağzına ve burnuna su vermek gerekir mi?

Hayır

Evet

Evet

Hayır

42

Cenaze namazı, namaz kılmanın yasak olduğu kaç vakitte kılınmaz?

5

3

Her vakitte kılınabilir

3

43

Ölü, gömülmek için öldüğü yerden başka bir yere nakledilebilir mi?

Evet

Evet

Hayır

Hayır

44

Ramazan orucu için her gün ayrı ayrı niyet etmek şart mıdır?

Evet

Hayır

Evet

Evet

45

Kan aldırmak orucu bozar mı?

Hayır

Hayır

Hayır

Evet

46

Erkek ve kadının ziynet eşyalarından zekat vermeleri farz mıdır?

Evet

Hayır

Hayır

Hayır

47

Kâğıt paradan zekat vermek farz mıdır?

Evet

Evet

Evet

Hayır

49

Topraktan çıkan her şey için zekat vermek farz mıdır?

Evet

Hayır

Hayır

Hayır

50

Balın zekatını vermek farz mıdır?

Evet

Hayır

Hayır

Evet

51

Kiralanan veya emanet alınıp ekilen toprağın zekatını vermek farz mıdır?

Hayır

Evet

Evet

Evet

52

Zeytinin zekatını vermek gerekli midir?

Evet

Evet

Hayır

Evet

53

Yem ile beslenen ve çalıştırılan hayvanlardan zekat vermek farz mıdır?

Hayır

Evet

Hayır

Hayır

54

Koyun ile keçi kaç yaşlarında olursa zekatı farzdır?

Koyun 1
Keçi 1

Koyun 1
Keçi 1

Koyun1Keçi 2

Koyun 1/2
Keçi 2

55

Kadın yanında kocası olmadan hacca gidebilir mi?

Hayır

Evet

Evet

Hayır

56

Acizlik veya zaruret yüzünden hacca gidemeyen kişinin kendi yerine başkasını göndermesi caiz midir?

Evet

Hayır

Evet

Evet

57

Haccın şartı kaç tanedir?

2

4

5

4

58

Şeytan taşlarken atılan taşın cemreye düşmemesi caiz midir?

Evet

Hayır

Hayır

Hayır

59

İpeğin üzerine oturmak, yaslanmak, yastık olarak kullanmak, duvar örtüsü yapmak haram mıdır?

Hayır

Evet

Evet

Evet

60

Erkek çocuğa ipek giydirmek caiz midir?

Hayır

Hayır

Evet

Evet

61

Gümüş ile süslenmiş kaptan su içmek ya da abdest almak caiz midir?

Evet

Hayır

Hayır

Hayır

62

Sakalı kesmek haram mıdır?

Evet

Evet

Hayır

Evet

63

Tavla oynamak haram mıdır?

Hayır

Evet

Evet

Evet

64

Satranç oynamak haram mıdır?

Evet

Evet

Hayır

Evet

65

Cinsi tecavüzde bulunulan hayvanın hükmü nedir?

Öldürülür, eti yenmez

Öldürül mez, eti yenebilir

Öldürülmez, eti yenebilir

Öldürülmesi gerekir

66

Şarap ve diğer sarhoş edici maddelerin içilmesinin cezası kaç değnektir?

80

80

40

80

67

Dinden döndüğü için öldürülen bir kişinin malı mirasçılarına verilebilir mi?

Evet

Hayır

Hayır

Hayır

68

Dinden dönen kadın öldürülür mü?

Hayır

Evet

Evet

Evet

69

Bir kadının hakimlik yapması caiz midir?

Evet

Hayır

Hayır

Hayır

70

Köpek necis bir hayvan mıdır?

Hayır

Hayır

Evet

Evet

 

 Doğrularım Allah'ın yanlışlarım ise bana aittir         Aydın Orhon

 

 


KADINLARLA İLGİLİ NEBİ MUHAMMED’E İFTİRALAR:

  


KADINLARLA İLGİLİ NEBİ MUHAMMED’E İFTİRALAR

Kadınların dinleri ve akılları eksiktir.
(Buhari)

Çok lanet ediyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Aklı başında bir erkeğin aklını sizin kadar çelebilen, aklı ve dini eksik başka bir varlık görmedim.
(Müslim, İman; İbn Mace, Fiten)

Kadınları erkeğin kölesi yapan zihniyet, bununla yetinmeyip kadınların çoğunu cehennemlik, dinen eksik ilan edip, Kuran’da olmayan din anlayışları sunmuşlardır: Kadınlar arasında iyi kadın, yüz tane karga arasında alaca bir karga gibidir.
(Buhari)

Ey kadınlar topluluğu! Sadaka veriniz ve çok istiğfar ediniz. Çünkü ben, Cehennem halkının çoğunun sizler olduğunu gördüm.
(Müslim, İman; İbn Mace, Fiten)

 

KADINA CENNET VİZESİ KOCADAN

            Kadınların çoğunun cehennemlik olduğunu iddia eden hadislerin yanı sıra, kadının cennete gidebilmesi için kocasının kendisinden memnuniyetini şart koşan hadisler de uydurulmuştur.
           

Bir kadın, kocası kendisinden razı olduğu halde ölürse cennete girer.
(Riyazus Salihin)

Ey insanlar! Biz sizi bir erkek, bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz Allah katında en üstün olanınız takvaca en ileride olanınızdır. 
(49-Hucurat Suresi 13)

Namazı bozan şeyler kara köpek, eşek, domuz ve kadındır.
(Müslim, Salat; Tirmizi Salat; Ebu Davud, Salat)

Uğursuzluk üç şeyde vardır: Kadında, evde ve atta.
(Ebu Davud, Tıb; Müslim, Selam; Buhari, Nikâh)

Kadınları zarar vermeyecek miktarda aç, aşırı gitmeyecek kadar da kıyafetsiz bırakınız. Çünkü kadınlar iyice doyar, güzelce giyinirlerse onlar için dışarı çıkıp gezmekten daha sevimli bir şey yoktur. Fakat onlar biraz aç, biraz da çıplak kalırlarsa onlar için evde oturmaktan hayırlı bir şey yoktur.
(İbnül Cevzi, Mevzuat; Suyuti, Lealil Masnua; İbn Arrak, Tenzihüş Şeria)

Kadınlarınıza evlerinin kapısında oturmamaları için yeni elbise yaptırmayın çünkü elbiseleri güzel ve yeni olursa kalplerine dışarı çıkmak arzusu gelir.
(İmam Gazali, Kimyayı Saadet; İbn Ebi Şeybe, Musannaf)

 Dışarı çıkması kesin gereken kadın ise kocasından izin aldıktan sonra dışarı çıkacak ve şu kurallara kesin uyacaktır:

1-  Sıkı sıkıya örtünüp kötü giysilere bürüne,
2-  Hiç çıkmamış gibi davrana,
3-  Başını öne eğip kimsenin yüzüne bakmaya,
4-  Kalabalığa karışmaya,
5-  Erkeklerin bulunduğu yerlere yanaşmaya,
6-  Herkesin dolaştığı sokaklardan uzak dura,
7-  İşini bir an önce bitirip evine döne.
(İmam Gazali, İhyayı Ulumuddin)

KADININ EN MAKBULÜ KOYUN CİNSİDİR…
Bakın Gazali, kadının kaç çeşit olduğunu nasıl açıklıyor ve halkı nasıl bilgilendiriyor:

Kadının sıfatları şunlardır:
1- Giyim kuşam hevesinden maymun.
2- Fakir düşmeye razı olmadığından köpek.
3- Kocasına ve diğer insanlara kibrinden yılan.
4- Gece gündüz koğuculuk yaptığından akrep.
5- Evden eşya sattığından fare.
6- Erkeklere hile kurduğundan tilki.
7- Kocasına itaat ettiğinden dolayı koyundur.
(İmam Gazali, Nasihatül Mülk)

9 Tevbe Suresi 71. Ayet;
Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostudurlar. (Birbirlerine) iyiliği emreder (öğütler), kötülükten engeller (sakındırır)…

 

Hanefilerden bazıları kadının sesinin de avret olduğu görüşündedirler.
(Fıkhus Siyre)


Bir hadis şöyledir:
Ancak ve ancak mahremleriniz olan erkeklerle konuşacaksınız.
(İbni Kesir 4/355)

Kadınlara danışmayın, onlara muhalefet edin. Kadınlara muhalefet edin, zira kadınlara muhalefet berekettir.
(Kadınlara Dîni Bilgiler; Suyuti, Lealil Masnua 2; İbn Arrak, Tenzihüş Şeria 2)

Kim ki karısına itaat ederse Allah onu yüzüstü Cehenneme atar.
(İbn Arrak 2)

Başlarına bir kadını geçiren bir kavim asla iflah olmaz. 
(Hanbel, Müsned; Tirmizi, Fiten; Nesai, Kudat; Buhari, Fiten)

           

            Eğer Nebi Muhammed bu sözü söylemiş olsaydı, Hz. Ayşe Cemel Savaşı’na komuta etmezdi; Talha ve Zübeyr de onu başlarına getirmezlerdi. Mümin erkekler ile mümin kadınlar birbirlerinin dostudurlar; (birbirlerine) iyiliği emreder ve kötülükten sakındırırlar (9:71-72). Ayrıca, Allah’ın kitabında Sebe kavmine hükmeden bir hanımdan da bahsedilmektedir (27:22-24).

Kadınlara yazıyı öğretmeyin. Dikişi ve Nur Suresi’ni öğretin.
(İbnü’l Cevzi, Mevzuat)

CİNSELLİĞİ SAĞLAMA ALMAK İÇİN HADİS UYDURMA
Kişi kadınını yatağa davet eder de kadın kaçarak eşi sinirli bir şekilde gecelerse, melekler o kadına sabaha kadar lanet eder.
(Buhari 9/36)

Bir hadiste şöyle denilir: “Camiye gelirken kokulanan kadın, evine dönüp de cünüplükten ötürü boy abdesti alır gibi yıkanmadıkça, Allah katında onun namazı kabul olmaz.”
(Avnül Mabül 11/230)

33 Ahzab Suresi 35. Ayet:
Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, (Allah'a) itaatkâr erkekler ve (Allah'a) itaatkâr kadınlar, doğru olan erkekler ve doğru olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (Allah'a saygı gösteren) mütevazı erkekler ve (Allah'a saygı gösteren) mütevazı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkekler ve (namuslarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok hatırlayan erkekler ve (Allah'ı çok) hatırlayan kadınlar var ya, işte Allah bunlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamış (olacak)tır.

 

Doğrularım Allah’ın, yanlışlarım ise bana aittir.     Aydın Orhon

 

 

HADİSLERDE Kİ ÇELİŞKİ…



 

HADİSLERDE Kİ ÇELİŞKİ…


BİR NAMAZ İKİ KERE KILINIR MI?

a)     Hadis: “Biriniz evinde namazını kılar da sonra namaz kılmakta olan imama yetişirse, onun arkasında namaza dursun.”
Kaynak: İbn-i Kuteybe – Hadis Müdafaası 366

b)     Hadis: “Bir namazı günde iki defa kılmayın.”
Kaynak: Ebu Davut 2/56

            B şıkkı, hem Kur’an hem de hadisle çelişmektedir. Fazladan kılınan namazın neden zararı olsun ki? Ne kadar fazla kılarsanız, o kadar iyi. Kur’an’da namaz kılmak övülmüştür. Namaz, Allah’ı anmanın bir yoludur. Ancak, bu hadis namazın kılınmamasına neden olacak şekilde yorumlandığında, kişilerin Allah’ı daha çok anmasını engellemektedir.

            Namaz, Allah’ın davetinde buluşmak, yakarışta bulunmak, sığınmak, sevgiliyle buluşmak, boyun bükmek ve Allah’ı tesbih etmek demektir. Bu nedenle, namazın fazlasının zararlı olduğu düşüncesi, Kur’an’ın özüne ve ruhuna aykırıdır.

 

 

ORUÇLU İKEN HANIM ÖPÜLÜR MÜ?

a)     Hadis: “Nebi oruçluyken hanımlarını öptü.”
 Kaynak: İbn-i Kuteybe – Hadis Müdafaası 372

b)     Hadis: “Oruçluyken hanımını öpenin durumu sorulduğunda Nebi; “orucu bozulmuştur” dedi.”
Kaynak: İbn- i Kuteybe -  Hadis Müdafaası 372

 

                Bu hadisler, Kütüb-ü Sitte olarak bilinen altı meşhur hadis kitabında da bulunmaktadır. Görüldüğü gibi, iki hadisi birden kabul etmek mümkün değildir; kesinlikle birisi uydurmadır. Birini kabul etmek, sanki sevgili Muhammed’e haşa bunak sıfatını yakıştırmak anlamına gelir. Doğru olan, Kur’an süzgecinden geçirmektir.

 

 

KÜÇÜK TUVALET NASIL YAPILIR?

a)     Hadis: “Kim size Nebi’mizin ayakta küçük tuvaletini yaptığını söylerse inanmayın.”
Kaynak: Süneni Nesei 1-2/25

b)     Hadis: “Peygamberimiz bir kavmin süprüntüsüne varıp ayakta küçük tuvaletini yaptı.”
Kaynak: Buhari 1/167

 

                İlk hadiste belirtilen konu, bizi hiç ilgilendirmez; Kur’an’da da geçmez. Buna rağmen, geleneksel din anlayışının bir parçası haline gelmiştir. Bazı kişilerin ayakta küçük tuvaletini yaparken duyduğu rahatsızlık sonucunda bu durumun “sünnet” olarak uydurulduğunu düşünüyorum. Ne yazık ki, bu uydurmadan sevap umulmaktadır.

 

 

SU NASIL İÇİLİR?

a)     Hadis: “Peygamber ayakta su içilmesini yasakladı.”
Kaynak: Ebu Davud 4/3717

b)     Hadis. “Peygamberi sizin benim gibi ayakta su içerken gördüm.”
Kaynak: Ebu Davud 4/3718

                Yukarıdaki hadislerin Kur’an’da hiçbir karşılığı yoktur. Aynı kitabın bir yüzünde bir şey, diğer yüzünde ise tam zıttı yer alıyor. Buna rağmen, kimse bu çelişkiyi önemsemiyor. Yasak olmasına rağmen, oturarak ve üç yudumda içmenin sevap kazandıracağını sanıyorlar.

 

 

HAC'DA İHRAMLI OLANLAR EVLENEBİLİR Mİ?

a)     Hadis: “Peygamber Meymune ile evlendiği zaman her ikisi de ihramlıydı.”
Kaynak: Nesei 5-6/179

b)     Hadis: “İhramlı olan bir kişi (Hacda olan) ne evlenebilir, ne kız isteyebilir, ne de başkasının nikâhını kıyabilir.”
Kaynak: Nesei 5-6/249

                Sanki Kur’an’da Hac’ın nasıl yapılacağı açıklanmamış gibi bir izlenim var. Allah’ın hadisi yeterli olmamış gibi görünüyor. Uydurma hadislerle bu çelişkilerle din nasıl yaşanabilir?

 

 

ÖLÜ HAYVANIN DERİSİ NE OLACAK?

a)     Hadis: “Peygamberimiz - Deri işlendimi temiz olur- dedi. Sonra ölü bir koyuna rast geldi ve  - Onun derisinden faydalansanıza – dedi.
Kaynak: Buhari 72/30

b)     Hadis: “ Peygamberimiz – Ölü hayvanın ne derisinden, ne de sinirinden faydalanınız – dedi.
Kaynak: Hanbel 4/310,311

 

                Kur’an’da leş yemek haramdır. Yani yemek haramdır. Yemek dışından yaralanabileceğiniz kadar yararlanabilirsiniz. Derisinin veya herhangi bir tarafının kullanılmaması konusunda, Kur’an’da hiçbir şey yok. Sabun yap, derisini kullan, gübreye dönüştür…

                Bir konu da iki zıt hadis… Bu hadislere uydurma demezsek de Nebi Muhammed’e iftira atmış oluruz. Haşa Sevgili Muhammed’i ne söylediğini bilmez konumuna düşürürüz.

 

 

ORUÇLU İKEN KAN ALDIRILIR MI?

a)     Hadis: “Kan aldırmak yapanın da yaptıranın da orucunu bozar.”
Kaynak: Tırmızi Oruç 60/Ebu Davud Oruç 28/Buhari Oruç 32

b)     Hadis: “Peygamberimiz oruçlu iken kan aldırmışlardır.”
Kaynak: Ebu Davud Oruç 29/Tırmızi Oruç 59/ Buhari Tıp 11

                Nebi Muhammed eğer “Kan aldırmak orucu bozar” demişse, kendisinin kan aldırması mümkün değildir. Bu hadislerden birini inkâr etmemiz bizi kâfir yapıyorsa, o zaman işin içinden nasıl çıkacağız? İlk hadis, hem Kur’an’la hem de ikinci hadisle çelişmektedir. Rehberi Kur’an olanlar için bu bir problem oluşturmaz; ancak rivayetlere dayananlar bu durumu nasıl çözecek, merak ediyorum.

 

                Siz Yüce Allah’ın sözünü (hadisini) mi tuhaf buluyorsunuz da(53:59) uydurulmuş sözlere meyil ediyorsunuz? Yüce Allah İsra 73-74, Yunus-15, Hakka-44-45-46-47 ve Bakara-79. ayetlerle Hz. Muhammed'in Kur'an olarak vahyedilen dışında herhangi bir söz veya bir dinî kural eklemesi yasak edilmektedir.  Yüce Allah gerçeği anlatır ve hüküm yalnız ona aittir(6:57). Allah size hükümleri açıklamak, sizi sizden önceki iyilerin yollarına ulaştırmak ve tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah bilendir, doğru hüküm verendir(4:26). Yüce Allah elçisini buyruğunu duyurmak için göndermiştir(4:64). Artık Kur’an’da başka hangi söze inanacaksınız(77:50); (7:185). Müşrikler, Nebi’ye vahyedilenden (Kur'an'dan) başka bir şeyi bize iftira etmesi için neredeyse onu fitneye düşüreceklerdi(17:73). Bu Kur'an, başkaları tarafından tasarlanıp uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat o, kendinden öncekileri onaylayan, her şeyin açıklaması olan bir kitaptır(12:111). İşte bu kitap Allah'ın Muhammed’e bir amaç ile okuyup aktarmakta olduğu ayetleridir. Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze (hadise) inanacaklar ki(45:6)! Allah sözün en güzelini, hakikatleri tekrarlanan bir kitap olarak indirdi. Bu Kitabın etkisiyle Rablerine saygı duyanların tüyleri ürperir(39:23). Müşriklere Allah’ın ayetleri açıkça okunup aktarıldığı zaman, öldükten sonra Yüce Allah’la karşılaşmayı ummayanlar yani ahirete inanmayanlar, "Ya bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir!" dediler.(10:15) Şimdi değiştirilmedi de ne oldu? Önce Kur’an’ı anlamadığımız dilden okuduk. Sonra da Muhammed’in ölümünden 200-250 yıl sonra insanların yazdığı çelişki dolu sözler din diye yaşanır oldu. Gerçeği hatırlayarak yaşayan yok denecek kadar azdır. Rabbimizden bize indirilene Kur'an'a uyalım! Yüce Allah’ın peşi sıra O’nu bırakıp da başka dostlara uymayalım(7:3)! Din gününde Allah’ın azabını gördükleri zaman o anki imanları, kendilerine yarar sağlamadığını anlayacaklar. Kâfirler, orada kaybetmiş olacaklardır(40:85). Hep birlikte Allah'ın ipine Kur'an'a sımsıkı sarılalım(3:103). Yüce Allah Nebilerinden söz almıştır. Elçiler kitaptan her şeyi açıklamıştır, gizlememiştir, bizler ise ne yazık ki umursamadık, bazıları da para karşılığında dini satmıştır. Yaptığının ne kötü bir alış veriş olduğunun farkında bile değiller(3:187). İçimizde öyleleri vardır ki bilgisizce Allah yolundan saptırmak için asılsız hikâyeler, masal anlatırlar. İşte bunları azap beklemektedir(31:6). Eğer doğru sözlü iseler, çelişkisiz Kur’an’ın benzeri bir söz getirsinler.

 

                Başlangıçta çelişkili sözleri gördük. Sonuçtaki sözler de Yüce Allah’ın kitabından anladıklarımdır. Yanlışım varsa da Sure ve Ayet numaralarını yazdım. Rabb’imden bizleri Kur’an’ın nuruyla nurlandırmasını dilerim.

 

Doğruların Allah’a yanlışlarım ise bana aittir.             Aydın Orhon

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İÇKİ HARAM MI?

KISA KISA…


İÇKİ HARAM MI?

Yüce Allah, kâinatta bizim emrimize sunmuş olduğu her türlü nimeti, insanlığın yararlanması ve O'na şükretmesi amacıyla yaratmıştır. Bizlere bahşettiği akıl sayesinde, sütten yoğurt, tereyağı, peynir gibi besinler; üzümden pekmez, cevizli sucuk, pestil gibi lezzetler yapabiliriz. Aynı zamanda, üzümden şarap, rakı gibi sarhoş edici içecekler de üretmek mümkündür.

Ancak, Nahl Suresi 67. Ayette bu ürünlerin kullanımına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Ayet, hurma ve üzümden elde edilenlerin hem besleyici hem de sarhoş edici olabileceğini belirtirken, aklını kullanan bir toplum için bunların bir delil olduğunu vurgular. Yani, bu nimetlerin varlığı ve faydaları, Allah'ın varlığını ve kudretini anlamak için bir işaret olarak değerlendirilmektedir. Özetle, bu ayet, nimetlerin nasıl kullanılacağına dair bir kılavuz sunmakta, insanları düşünmeye ve şükretmeye teşvik etmektedir

6 Nahl Suresi 67. Ayet;
Hurma ve üzümlerin ürünlerinden hem sarhoş edici şeyler hem de güzel gıdalar ediniyorsunuz. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için bir delil vardır.


Araf Suresinde, Yüce Allah'ın bizlere öğrettiği ahlaki değerlerin ve yasakların önemini vurgulamaktadır. 33. ayette, Allah'ın haram kıldığı şeyler açık ve gizli çirkinlikler, günahlar, azgınlık ve hakkında delil indirilmemiş olan şeyleri O’na ortak koşmak gibi maddeleri içermektedir. Ayrıca, Allah hakkında bilmediğimiz şeyleri söylemek de yasaklanmıştır.

Bu ayet, insanların davranışlarını düzenleyen etik kuralların temellerini atmaktadır. Rabbimiz, tüm bu çirkin ve kötü davranışlardan bizi kaçınmaya davet ederek, ruhumuzu, toplumu ve inancımızı koruma amacındadır. İnsanların, bilmedikleri veya kesin bilgiye sahip olmadıkları konular hakkında konuşmamaları, doğru bilgiye dayalı bir yaşam sürmeleri gerektiğini işaret etmektedir.

Ayetteki uyarılar, toplumda adaletin, ahlakın ve iyiliğin tesis edilmesi açısından da son derece önemlidir. Açıkla gizli olan her türlü kötülükten uzak durmak, hem bireysel hem de toplumsal açıdan sağlıklı bir yaşam sürdürmemizi sağlar. Rabb’imizin bu yasakları, O’nun rahmet ve merhametinin bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir; zira bu kurallar, insanları sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal anlamda da korumaktadır.

Bu ayet, Yüce Allah’ın bizlere sunduğu değerli bir rehberliğin parçasıdır ve bizim, doğru olanı bulmamız ve yaşamamız için kritik bir öneme sahiptir.

7 Araf Suresi 33. Ayet;
De ki: "Rabbim ancak ve ancak açık ve gizli çirkinlikleri, günahı, azgınlık yapmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır."

Bakara Suresinde, içki ve kumar hakkında sorulan sorulara Yüce Allah'ın verdiği cevabı içermektedir. Bu ayette, her iki eylemin de büyük bir günah olduğu, ancak insanların bu eylemlerden bazı çıkarlar elde edebileceği belirtilmektedir. Ancak, 219. Ayet, bu çıkarların günahların büyüklüğü karşısında önemsiz olduğunu vurgular. Yani, içki ve kumarın sağladığı geçici faydalar, bu eylemlerin getirdiği zararların yanında çok daha küçüktür.

Yüce Allah’ın bize bahşettiği nimetler arasında, bazı insanlar uyuşturucu maddeler (eroine, kokain gibi) üretip tüketirken, diğerleri sarhoş edici içkilerin etkisi altına girmektedir. Bu tür davranışlar, dinimizce haram olarak kabul edilmektedir. Ancak, ayette dikkat çekilen bir diğer nokta, bazı tıbbi uygulamalarda alkolün kullanımıdır. Örneğin, alkol antiseptik ve sterilizasyon amaçlı kullanıldığında, mikroorganizmaları öldürme ve yüzeyleri steril hale getirme gibi yararları vardır. Bu bağlamda, alkolün doğru ve kontrollü bir şekilde kullanılması, sağlık açısından faydalı olabilir.

Bu durum, Yüce Allah’ın yarattığı her şeyin bir amacı olduğunu ve her şeyin yerinde ve zamanında kullanılmasının önemini gösterir. Ancak, bu tür maddelerin kötüye kullanımı, bireylerin ve toplumların sağlığını tehdit eden ciddi sorunlara yol açabilir. Dolayısıyla, bu ayet, insanları düşünmeye ve doğru kararlar almaya teşvik eder.

İçki ve kumar gibi haram olan eylemlerden kaçınmak, bireylerin ve toplumların sağlığı için son derece önemlidir. Yüce Allah, bu tür yasaklarla bizlere bir rehberlik sunmakta ve doğru olanı seçmemiz için aklımızı kullanmamızı istemektedir.

2 Bakara Suresi 219. Ayet;
Sana içki ve kumardan soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük bir günah (haram) ve insanlar için birtakım çıkarlar vardır. Her ikisinin (de) günahı çıkarından daha büyüktür." Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Vazgeçilebileni." Allah düşünesiniz diye ayetleri size işte böyle açıklıyor.

Nisa Suresinde, namaz için gerekli olan temizlik ve bilinçlilik şartlarını belirlemektedir. Bu ayette, iman edenlerin sarhoşken (ne söylediklerini bilinceye kadar) ve cünüpken (yıkanıncaya kadar) namaza yaklaşmamaları gerektiği vurgulanmaktadır. Ayet, özellikle hastalar veya yolcular hariç, kişinin zihinsel ve fiziksel temizliğini önemsemekte, bu durumların ihmal edilmemesi gerektiğini belirtmektedir.

Ayrıca, ayette su bulunamaması durumunda temiz bir toprak aranarak, yüzlerin ve ellerin mesh edilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu, İslam'da temizlik ve arınmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Allah’ın bu konudaki merhameti ve affediciliği de vurgulanarak, kullarının durumlarına göre nasıl davranmaları gerektiği hatırlatılmaktadır.

Bakara Suresi’nde içkinin haram olduğu açıkça belirtilmiştir. "Sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye kadar salâta yaklaşmayın" emri, sarhoşken aklın çalışmadığı, dolayısıyla ibadetin kötü etkilenebileceği gerçeğini ortaya koyar. Bu nedenle, bazı kişilerin, "Ben de sarhoşken namaza yaklaşmam " demesi veya "Bir duble içkinin bana bir zararı yok" şeklindeki düşünceleri, bu ayetin anlamını yanlış yorumlamaktadır. Tek bir ayetle yola çıkanların sonu hüsran olur, çünkü İslam, bütüncül bir yaşam anlayışı sunar.

43. Ayet, dini yükümlülüklerimizi yerine getirirken, önce kendimizi ve zihinsel durumumuzu göz önünde bulundurmamız gerektiğini vurgular. İbadetin ruhunu anlamak, durumumuzu dikkate almak ve doğru bir şekilde yaklaşmak, inancımızın gerekliliklerindendir. Bu tür yasakların arkasındaki hikmet, toplumsal düzeni, bireysel yapılacak ibadetleri ve manevi gelişimi korumaktır.



4 Nisa Suresi 43. Ayet;
Ey iman edenler! Sarhoşken -ne söylediğinizi bilinceye kadar-, -yolcu olanlar hariç- cünüpken de yıkanıncaya kadar salât'a (namaza) yaklaşmayın! Hastaysanız veya yolculuktaysanız veya sizden biriniz tuvaletten gelmişse ya da kadınlara (cinsel olarak) dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız, o zaman temiz bir toprak arayın ve yüzlerinizi de ellerinizi de (onunla) mesh edin! Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayandır.

Maide Suresi'nin "ondan uzak durun ki kurtulasınız" ifadesi, bu pisliklerden kaçınmanın kurtuluşun anahtarı olduğunu vurgular. Yani, bu tür davranışlardan uzak durmak, hem bireysel hem de toplumsal huzuru sağlamak için gereklidir. İçki ve kumar gibi alışkanlıklar, insanları kötü sonuçlarla karşı karşıya bırakabilir ve manevi bir kirlenmeye yol açabilir. Bu nedenle, bu tür eylemlerden kaçınmak, kişinin hem ruhsal sağlığını koruması hem de toplumsal düzenin sağlanması açısından son derece önemlidir.

Ayrıca, 90. Ayetteki uyarı, bireylerin kendi iradeleriyle doğru seçimler yapmaları gerektiğini de hatırlatmaktadır. Şeytanın işine maruz kalmamak için, bu tür alışkanlıklardan uzak durmak ve doğru yolda ilerlemek, inançlı bireylerin sorumluluğudur.

Sonuç olarak, Maide Suresi 90. Ayet, insanları doğru yolda ilerlemeye teşvik eden, manevi değerleri koruma ve sağlıklı bir yaşam sürme konusunda önemli bir rehberlik sunmaktadır. Bu ayet, bireylerin kendilerini sorgulamalarını ve doğru olanı seçmelerini teşvik eden bir mesaj taşımaktadır.

5 Maide Suresi 90. Ayet;
iman edenlere yönelik önemli bir uyarı içermektedir. Bu ayette, içki, kumar, putlar ve fal okları gibi şeylerin şeytanın işinden bir pislik olduğu belirtilmektedir. Bu tür eylemler, bireylerin ruhsal ve toplumsal sağlığını tehdit eden, manevi değerleri zayıflatan ve insanları kötü alışkanlıklara sürükleyen unsurlar olarak tanımlanmıştır.





Doğrularım Allah’tan, yanlışlarım benimdir. Aydın Orhon   

RESULÜN HAKEMLİĞİ NEDİR?


 


 

                Yüce Allah, kitabında resule itaati emreder (4/80). Kur’an’ın orijinalinde Farsça olması nedeniyle “peygamber” kelimesi yer almamaktadır. Yüce Allah, kitabında bazen “nebi” bazen de “resul” olarak hitap etmektedir. Allah, hiçbir harfi gereksiz yere kullanmamıştır; bu nedenle bu iki kelime arasındaki farkı iyi anlamamız önemlidir.

 

            Resule itaat şartı vardır; ancak nebiye itaat şartı bulunmamaktadır. Her ikisi de Muhammed midir? Evet, her ikisi de Muhammed’dir. Kısacası, nübüvvet verilen ve vahyi alan kişi nebi; fakat vahyi bizlere resul sıfatıyla aktaran da odur. Bu konuyu daha derinlemesine anlamak isteyen kardeşlerim, lütfen aşağıdaki makaleye göz atmayı ihmal etmesin.

 

https://aydinorhon.blogspot.com/2019/07/nebi-resul-kimdir.html

 

            Yüce Allah, resule itaat şartının yanı sıra, “anlaşmazlığa düştüğünüzde Allah ve resulünü aranızda hakem kılın” buyurur. Resulün hakemliği, Kur’an’a bağlıdır. Bu nedenle, biz de her durumda Kur’an’a başvurmakla yükümlüyüz.

                4 Nisa Suresi 59. Ayet;
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin; Elçi'ye ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin! Bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete inanıyorsanız onu Allah'a ve Elçi'ye götürün! Bu (tutum) hem hayırlı olandır hem de sonuç itibarıyla daha güzeldir.

 

                46 Ahkaf Suresi 9. Ayet;       
De ki: "Ben elçilerden bir türedi (ilk defa gönderilen) değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

 

                5 Maide Suresi 92. Ayet;
Öyleyse Allah'a itaat edin, Resule itaat edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki, elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir.

 

            Hz. Muhammed’in yaptığı da vahy (Kur’an) ile uyarmak değil miydi?

 

                21 Enbiya Suresi 45. Ayet:
De ki: "Ben sizi ancak vahy ile uyarıyorum." Ama sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmezler.

 

 

            Herhangi bir konuda ihtilafa düştüğümüzde hakem olarak Kur’an’ın yettiğini aşağıdaki ayetten açıkça anlıyoruz.

 

 

                2 Bakara Suresi 213. Ayet;
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak elçileri göndermiştir. Anlaşmazlığa düştükleri konularda insanlar arasında hükmü vermesi için Kitabı bir amaç doğrultusunda indirmiştir. Ancak (kitap) verilenler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra aralarındaki kıskançlık nedeniyle (dinde) anlaşmazlığa düşmüşlerdi. (Bunun üzerine) Allah iman edenlere, üzerinde çelişkiye düştükleri gerçeği, buyruğuyla göstermiştir. Allah dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır.

 

 

                Hüküm yalnız Allah’ındır (12/40). Yüce Allah’ın hükmünün bulunduğu yer yalnızca Kur’an-ı Kerim’dir. O’nun bütün hükümleri Kur’an’da yer almaktadır. Ancak bazı kişiler, bir şeyi Kur’an’dan olduğunu düşündürebilmek için ağızlarını eğip bükerek önce Arapçasını, ardından Türkçe mealini sunarak “Bu Allah katındandır” diyerek insanları yanıltmaya çalışmaktadır. Bu, Allah hakkında yalanlar uydurmaktır (3:78).

 

                Yüce Allah, yalnızca gerçeği içeren Kur’an’ı, insanların her türlü problemi çözmeleri için indirmiştir. Resul Muhammed, Allah’ın bildirdikleri doğrultusunda hüküm vermektedir.

 

                4 Nisa Suresi 105. Ayet;
(Ey resul!) Biz sana Kitap’ı (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.

 

                Tevrat ve İncil’de insan eliyle yapılan değişikliklerin ardından, Yüce Allah’ın değişmez hükümleri tekrar Kur’an’da yerini almıştır. Bu durumda, hüküm merci Kur’an’dır. Yüce Allah, her inanç sahibi toplum için uyacakları kurallar ve yaşam şekilleri belirlemiştir. Muhammed’e bir konuda hakem olmasını istediklerinde, Kur’an’daki muhkem (değişmez) amaç ve hükümler doğrultusunda karar verirdi.

                5 Maide Suresi 48-49. Ayet;
Sana da daha önceki Kitabı(n aslını) doğrulayıcı ve onu koruyucu olarak Kitabı (Kur'an'ı) bir amaç ile indirdik. Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet! Sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma! Hepiniz için bir kanun ve bir yol belirledik. Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı fakat size verdiği imkânlarla sizi denemek için (böyle yaptı). İyiliklerde yarışın! Hepinizin dönüşü yalnızca Allah'adır. (Allah) hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri(n içyüzünü) size bildirecektir.
Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma! Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmalarıyla ilgili olarak onlara karşı dikkatli ol! (Verdiğin hükümden) yüz çevirirlerse, bil ki Allah ancak günahlarının bir kısmı sebebiyle onlara sıkıntı vermek ister. İnsanların birçoğu yoldan çıkmışlardır.

 

            Yukarıdaki ayetleri incelediğimizde, hüküm için işaretin Kur’an’a yapıldığını umarım anlamışsınızdır. Allah’tan başka kimse hüküm veremez. Eğer Muhammed, Allah’a karşı Kur’an’a bazı sözler katmış olsaydı, Yüce Allah onun şah damarını koparacaktı (69:46). Hüküm hakkı birilerine verilirse, haşa, bu durum Allah ile yer değiştirmek anlamına gelir.

  

Doğrularım Allah’ın yanlışlarım bana aittir.                 Aydın ORHON  

 

 

 

 

 

 

SALA OKUTMAK ŞİRKTİR


 

         Lütfen önce Sala’yı okuyalım.
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Resulallah!
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Habiballah!
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Nûre Arşillah!
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Hayra Halgillah!
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin!
Vel Hamdü Lillahi Rabbil Alemin!"

         Şimdi mealini okuyalım:
Salat ve selam üzerine olsun ey Allah'ın Resulü.
Salat ve selam üzerine olsun ey Allah'ın sevgilisi.
Salat ve selam üzerine olsun EY ARŞIN NURU.
Salat ve selam üzerine olsun ey mahlûkatın en hayırlısı.
Salat ve selam üzerine olsun ey öncekilerin ve sonrakilerin efendisi.
Bütün övgüler Âlemlerin Efendisi olan Allah'a mahsustur.

SALA KESİNLİKLE ŞİRKTİR!

NEDEN?

1) Baştan sona kadar Nebi Muhammed övülüyor. Nihayet sonunda Allah akla geliyor. Övgünün O’na ait olduğu söyleniyor.

 

2) Nebi Muhammed’e “göklerin nuru” yakıştırması var.
Hâlbuki Nur Suresi 35. Ayet: ” Allah bütün göklerin ve yerlerin nurudur.” diyor.



3) Nebi Muhammed için; “Yarattıklarının en hayırlısı” deniliyor. Rabbimiz ne buyuruyor;
Bakara Suresi 285. Ayet: …O’nun elçileri arasında ayrım yapmayız. Derler…

         Yüce Allah hiçbir resulü diğerinden ayırmamamızı emrediliyor

 

4) Nebi Muhammed için öncekilerin ve sonrakilerin efendisi” diye hitap edilir.
Fatiha Suresi 2. Ayet:  Hamd alemlerin rabbi (efendisi) Allah’a mahsustur…

 

         Aslen İbranice olan “Rabb” kelimesi "Efendi" anlamına da gelmektedir. Bundan sonra bazı kişiler, bazılarına “Efendi hazretleri” derken bir kez daha düşünsün…

                                               Aydın ORHON

  CEHENNEMDEN CENNETE ÇIKIŞ VAR MI? Bir önceki bölümde cennetin de cehennemin de ebedî olduğunu Kur’an ayetleri ışığında ele aldık. Bu iki...