Sünnetullah: Evrende ve Toplumda Değişmeyen İlahi Yasa
Gözümüzü göğe çevirelim…
Bir kez bakalım. Sonra bir daha bakalım. Kur’an’ın daveti budur.
“O, biri diğeriyle tam bir uyum içinde yedi gök yaratmıştır.
Rahman’ın yaratmasında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bak; bir
çatlaklık görüyor musun?” (Mülk, 3)
“Sonra gözünü iki kere daha çevir; o göz, bitkin ve umudunu
kesmiş olarak sana dönecektir.”
(Mülk, 4)
Bu ayetler bize şunu öğretir: Allah’ın yaratmasında
çelişki yoktur.
Evrende tesadüf değil, düzen vardır. Çatışma değil, uyum vardır.
Bir insan bedenini düşün. Kalp atıyor, akciğer nefes alıyor,
mide sindiriyor. Organlardan biri görevini aksatsa beden çöker. Evrende de
böyledir. Her varlık kendisine verilen görev çerçevesinde hareket eder. Buna
Kur’an diliyle “sünnetullah” denir: Allah’ın değişmeyen yasası.
Kozmik Düzen ve İtaat
Güneş, kendisine yüklenen görevden sapmaz.
“Güneş kendisi için belirlenmiş “müstakara” yere doğru akıp
gider. Bu, Aziz ve Alim olanın takdiridir.”
(Yasin, 38)
Güneş hem ısıtır hem aydınlatır hem de bilinmeyen bir
yörüngede seyrini sürdürür.
Ona tapılmaz; çünkü o ilah değil, görevli bir varlıktır.
Ay da böyledir, yıldızlar da…
Hepsi bir hesap iledir.
“Güneş ve Ay bir hesaba göre hareket eder.”
(Rahman, 5)
Eğer bu düzen bozulsa ne olurdu?
Bir saniyelik bir sapma, dünya hayatını sona erdirebilirdi.
Demek ki evren, başıboş değil; ölçüyle yönetilmektedir.
İnsan Dışındaki Varlıklar ve Vahiy
Kur’an, vahyin yalnızca insanlara gelmediğini bildirir.
Arıya da vahyedilir:
“Rabb’in bal arısına vahyetti…”
(Nahl, 68)
Arı bal yaparken kimyager değildir. Ama kendisine kodlanan
bilgiyle hareket eder. Bu vahiy, yönlendirme anlamındadır; sorumluluk doğuran
bir teklif değil.
Melek kavramı burada açıklanmalıdır. “Melek”, Allah’ın
emrine bağlı, akıl ve irade ile isyan etmeyen varlık demektir.
“Bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur.”
(Bakara, 32)
Onların bilgisi kendilerine verilen kadardır.
Ateş yakar. Su boğar. Yerçekimi çeker.
Nebi ya da inkârcı ayırımı yapmazlar.
Bu, sünnetullahın fiziksel boyutudur.
Sosyal Sünnetullah
Allah’ın yasası yalnız göklerde değil, toplumlarda da işler.
“Bir toplum kendilerindekini değiştirmedikçe Allah onların
durumunu değiştirmez.”
(Ra’d, 11)
Bu ayet toplumsal yasayı ortaya koyar.
Toplumlar adaleti terk ederse çöker.
Haksızlık yayılırsa huzur kaybolur.
Bugün tarih kitaplarına bak. Güçlü imparatorluklar neden
yıkıldı?
Çünkü iç adalet çöktü. Bu da ilahi yasadır.
İnsan ve Özgürlük
İnsan, diğer varlıklardan farklıdır. Ona akıl ve irade
verilmiştir. Bu sebeple sorumludur.
“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; onlar onu
yüklenmekten çekindiler… Onu insan yüklendi.”
(Ahzab, 72)
Emanet; sorumluluk demektir.
İnsan ister iman eder, ister inkâr eder.
Ama sonuç değişmez:
“Kim zerre kadar hayır yaparsa onu görür, kim zerre kadar
şer yaparsa onu görür.”
(Zilzal, 7-8)
Bu da ahlaki sünnetullahtır.
Allah’ın İnsanlarla Konuşması
Kur’an, Allah’ın insanlarla konuşma biçimini açıklar:
“Bir beşer için Allah’ın kendisiyle konuşması ancak vahiy
ile ya da perde arkasından yahut bir elçi göndermesiyle olur.”
(Şura, 51)
Bu üç yol şunlardır:
- Doğrudan
vahiy (nebilerle)
- Perde
arkasından hitap
- Elçi
aracılığı
Nebi Musa ile konuşma örneği vardır
(Nisa, 164).
Nebi İsa’ya vahiy verilmiştir.
Nebi Muhammed’e indirilen kitap ise korunmuştur:
“Şüphesiz zikri biz indirdik, onun koruyucusu da biziz.”
(Hicr, 9)
Elçiler vahyi getirir; vahyin dışına çıkmazlar.
Onlar da beşerdir:
“De ki: Ben de sizin gibi bir beşerim; bana ilahınızın bir
tek ilah olduğu vahyediliyor.” (Kehf, 110)
Vahyin Toplumu Sarsması
Bir toplumda vahiy ortaya çıktığında sarsıntı olur.
Çünkü vahiy çıkarları sarsar. Firavun düzenini bozar.
Nebi Musa geldiğinde güç sahipleri rahatsız oldu.
Nebi Muhammed vahyi tebliğ ettiğinde “cinlenmiş” denildi.
Bu tepki sünnetullahtır.
Hak ile batıl karşılaştığında ayrışma olur.
“Hakkı batılın üzerine atarız; o da onun beynini parçalar.”
(Enbiya, 18)
Tek Ümmet Bilinci
“Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.”
(Şura, 13)
Nebi Nuh, Nebi İbrahim, Nebi Musa, Nebi İsa ve Nebi
Muhammed’e gelen din aynıdır: İslam.
Yani Allah’a teslimiyet.
Ayrılıklar vahiyden değil; yorumlardan doğar.
Bir kitabı herkes kendi hevasına göre okursa yüzlerce yol çıkar.
Fizik ve Vahiy Arasındaki Uyum
Allah evrene koyduğu yasalarla gönderdiği vahiy arasında
çelişki yaratmaz.
Yerçekimi yasası nasıl sabitse, adalet yasası da sabittir.
Ateş nasıl yakıyorsa, zulüm de toplumu yakar.
Bu sebeple Kur’an hem doğaya hem insana hitap eder.
İkisi arasında uyum vardır.
Son Düşünce
Sünnetullah değişmez.
Ne gökte ne yerde.
Eğer biz bu yasaları tanımazsak zarar bize olur.
Suya karşı yüzme bilmeden atlarsan boğulursun.
Adaletsiz bir düzen kurarsan yıkılırsın.
Öyleyse soru şudur:
Biz Allah’ın evrene ve topluma koyduğu yasalarla uyum içinde mi yaşıyoruz?
Göğe tekrar bakalım.
Çatlak yok.
Peki ya kalbimizde?
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com