İKİ YOL: RABBÂNÎ VE GAYRİ RABBÂNÎ, VE İNSANIN SEÇİMİ - Özet

 İKİ YOL: RABBÂNÎ VE GAYRİ RABBÂNÎ, VE İNSANIN SEÇİMİ - Özet

Kur’an bize gösteriyor ki Allah, yaratılanlarla değişik yöntemlerle konuşur; hatta insan dışındaki varlıklara da vahyeder. Ama nebi ile konuşması, diğer iletişim biçimlerinden açıkça ayrıdır. Bu ayrımı Kur’an 2/97–98 ayetleri netleştirir: Kur’an’ı kalbine indiren O’dur; Cibril (vahyin gelişi) ile ilgili düşmanlık Allah’a düşmanlık sayılır. Yani vahyin geliş şekli bir kriterdir — nebiye gelen vahiy, insanlık için apaçık bir delildir.

Aynı zamanda Allah insanları imtihan eder ve önlerine iki yol koyar: Rabbânî yol ile gayri rabbânî yol. Rabbânî yol, nebilere ve vahye bağlanan, ibadet ve salih amellerle doğrulanan yoldur. Gayri rabbânî yol ise putlara, hevalara, gelip geçici güçlere ve sapkın öğretilere yaslanan yoldur. Kur’an, Adem’in iki oğlunun kıssasında (Maide 5/27–30) bunun özünü verir: Her iki kişi de kurban sundu; birinin kurbanı kabul oldu, diğerinin kabul olmadı. Kabul edilen kurban, kalbin ürünü, takva ve teslimiyetle sunulan şeydir. Kabul edilmeyen, güce, kibire, haksızlığa dayanan bir tercihtir. Sonuç: içsel seçim, dışarıdaki göstergelerden daha belirleyicidir.

Bu iki yolun sonuçları da Kur’an’da açıkça çizilir. Sadakat, cömertlik, takva ve güzel niyet Rabbânî yolu besler; cimrilik, kibir ve hakikati inkar gayri rabbânî yolu besler. Fussilet/Şuara gibi sûrelerde ve özellikle Zilzal’ın ruhunda (92/5–15) Allah der ki: veren ve korkup-sakınan, en güzel olanı doğrulayan kimseyi kolaylığa erdiririz; aksi olanı ise zorluğa sevk ederiz. Yani hangi yolu seçersen, o yolun “çanağını” tutarsın: yaptıkların, sana kendi ölçüsünde geri döner.

Buradan üç pratik sonuç çıkar:

  1. Vahiyle İlişki Ayrıdır. Allah’ın yaratılanlara verdiği işaretlerle nebilere verdiği vahiy farklı düzlemlerdir. Nebiler vasıtasıyla gelen rehberlik, insanlığa konulan ana yolun ilkesidir; onu diğer deneyimlerle karıştırmamak gerekir. (Bkz. 2/97–98)
  2. İman ve Amel Kriterdir. Bir davranışın, bir ibadetin veya bir kurbanın kabulü, dışsal şovla değil; kulun takvası, samimiyeti ve niyetiyle ölçülür. Adem’in iki oğlunun kıssası bunu gösterir: dışsal eşitsizlik, kalbin durumunu belirlemez. (Bkz. 5/27–30)
  3. Seçim Sorumluluğu. İnsanlara iki yol sunulmuştur; hangisini seçersen onun çanağını tutarsın. Rabbânî yolu seçenin işi kolaylaştırılır; ötekilerin yolu zorlu olur. Bu, hem bireysel hayatımızda hem de toplum düzeninde işler. (Bkz. 92/5–15)

Günümüz için söyleyeyim: Medya, güç, şöhret, “kolay çözümler” insanları gayri rabbânî yollara çeker. Vahyin gerektirdiği sorumluluk sabır, adalet, ilim ve tevazudur. Nebiye gelen vahiy de hep bunu işaret eder: kul, doğruyu seçmeli; gösterişe değil, hakikate yaslanmalıdır.

Son olarak kardeşim, Kur’an tekrar tekrar hatırlatır: Allah konuşur, yaratılanlara işaret verir; ama nebiyle olan vahiy, insan için sapmaz bir rehberdir. Bizim işimiz, o rehberi tanımak, takvayı seçmek ve seçtiğimiz yolun gereğini taşımaktır. Çünkü hangi yolu seçersen, sonuçlarıyla yüzleşecek olan yine sensin — ve Rabbimiz her şeyi bilen, hüküm sahibidir.

Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.

 

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

 

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.

aydinorhon.com

  İKİ YOL: RABBÂNÎ VE GAYRİ RABBÂNÎ, VE İNSANIN SEÇİMİ - Özet Kur’an bize gösteriyor ki Allah, yaratılanlarla değişik yöntemlerle konuşur;...